Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Organik Tarım

Organik Tarım
  1. Çocuklarımıza bir zamanlar sahip olduğumuz ve belki de halen sahip olduğumuz gibi verimli topraklar, sağlıklı bitkiler, hayvanlar bırakabilecek miyiz? Yaptığımız tarımla ürettiğimiz ürünler insan sağlığına ne derece uygun? Toprağa kentleşme, sanayileşme, tarım ilaçları ve hormonlar yoluylogeçen zararlı maddelerin yeni hastalıklara sebep olması, bağışıklık kazanmış yeni zararlıların ortaya çıkması, kullanılan ilaçlarınzararlıların yanında yararlıları da öldürmesi, doğal dengenin bozulmasına neden oluyor. Pestisid adı verilen zararlı maddeler sadece toprağın yapısını bozmakla kalmıyor.

    Bu zararlı maddelerin yüzde 9O'ı kullanıldıktan altı saat sonra havaya karışıyor. Dolayısıyla ormanların olumu, ve oluyorlar. ilk kullanıldığında tarımda yeni bir reform ve mucize gibi görülmüştü. Ancak daha sonra tam bir felaketoldu. Pestizidlerin kullanımı sonucunda daha önce hiç bilinmeyen ve şu anda mücadelesi güç olan çeşitler görülünceye kadar bu mucize aldatmacası devam etti. Tarımda kullanılan pestizidler zincirleme bir gelaketi beraberinde getiriyor. Örneğin, azot ve gübrelemede bitki, ihtiyacı olan azotu aldıktan sonra geride kalan taban suyuna nitrat formunda karışıyor.

    Ürün hasat edildikten sonra nitrat nitrite dönüşerek canlı bünyesinde nitrozaminlere dönüşüyor ve bu da kansere yol açıyor. işte bu nedenle herhangi bir kimyasal ilaçlama, suni gübre ve hormon kullanılmadan yapılan tarım ancak topraktan bitkilere, hayvanlara ve insanlara uzanan doğal döngünün sağlıklı işlemesini sağlıyabiliyor. Ekolojik tarımın doğuşu Toprağı, hayvanları, bitkileri, böcekleri ve insanları bir bütün olarak kabul eden ve doğal dengeyi bozmadan tarım yapmayı amaçlayan ekolojik tarım metodu 1920'lerde doğdu. Ekolojik tarımın ana prensibi doğayla uyumdu. Bu tarım metodunda oynı zamanda daho az enerji kullanılıyor ve tarımsal işletmelerin kendi kendine yetmesi esas alınıyor.

    Ekolojik farımda kolay çözünen mineraller yerine, özenli bakım, işletmenin kendi gübrelerinden (kompost, yarısıvı hayvan gübresi) yararlanma, toprağı özenli işleme, yeşil gübreleme, çeşitli türlerin ekimi ve toprağı devamlı örtülü tutmak yeterli oluyor. Doğal döngünün sağlıklı islemesi için, kimyasal maddelerin ve suni gübrelerin yerim, dayanıklı, sağlıklı çeşitlerin, çevreye uygun turlenn seçimi, toprak sağlığını ve bitkinin direncini, bitki ekstratlarındon elde edilmiş koruyucu ürünlerle muhafaza etme ve artırma yöntemleri alıyor.

    Hormon ve antibiyotikler gibi ilave yem alımından vazgeçiliyor. Yerine çok çeşitli hayvan yetiştirilerek hayvanların istediği koşullar sağlanıyor.

    Ekolojik tarımın temel amaçları;

    • Tarımsal işletmede mümkün olduğunca kapalı bir kan dolaşımını sağlamak, işletmeye çok yönlü bir yapı kazandırmak.

    • Optimum toprak verimliliği sağlamak ve bunu devamlı kılmak.

    • Toprağın biyolojik aktivitesi aracılığıyla endrekt bitkiyi beslemek.

    • Çiftlik gübresini en iyi şekilde hazırlamak

    • Hayvanların cinslerine uygun barınma ve yetiştirme koşullarını sağlamak

    • Kolay çözünen mineral gübrelerin, kimyasal-sentetik pestisidier, kimyesel yardımcı maddelerin kullanımından vazgeçme

    • Tarımsal işletmeden gelir sağlayanlara iyi bir yaşam standardı ve gelir düzeyi sağlamak

    • Doğadaki canlıları (hayvanları, bitkileri, mikroorganizmaları) düşman veya köle gibi görmeden birlikte yaşamayı öğrenmek

    • Sağlıklı bir doğa

    • Beslenme fizyolojisini dikkate alarak kaliteli bir yaşam Ekolojik tarım metodunda iki yöntem kullanılıyor; Biyolojik- dinamik tarım ve biyolojik- organik tarım metodları.

    Biyolojik-dinamik tarım:

    1922-23 yıllarında Almanya'da köylüler insan biliminin kurucusu Rudolf Steiner'e başvurarak tohumun soysuzlaşmasını nasıl ? engelleyebileceklerini ve ürünün kalitesini nasıl artırabileceklerini sordular. Bunun üzerine Steiner, 1924 yılında zirai bir kurs vererek biyolojik-dinomik tarım metodunun ilk anlatımını yaptı. 0 zaman yaptığı tanımlar daha sonra yapılan denemelerle onaylandı ve geliştirildi. Kısa zamanda Almanya'da yayılan biyolojik-dinamik tarım 1941 yılında Naziler tarafından yasaklandı. Buno karşın hareket 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yeniden hız kazandı. Türkiye'de de üretilen ve pazorlanan ürünlere de verilen "Demeter" markası 1928 yılından beri bu metodla üretilen ürünlere veriliyor.

    Biyolojik-organik tarım:

    Rudolf Steiner'le aynı yıllarda çalışmaya başlayan Dr. Hans Müller ve eşi Maria Müller, daha sonraları Doç. Dr. H.P. Rusch'un da çalışmalarına katılmasıyla biyolojik-organik tarım metodunu geliştirdiler. Metod 1971 yılında Heiningen/isviçre'de son şeklini aldı. Bioland, Naruland gibi markalarsa bu tarım metadonu kullanarak üretim yapıyorlar.

    Biyolojik-organik tarımla biyolojik-dinamik tarım arasındaki en belirgin fark, biyojik-dinamik tarım metodunda ekim, hasat, ilaçlama gibi zamanlarda kozmik ritmin dikkate alınması. Aynı zamanda biyolojik-dinamik tarım metodunda yiyecek artıklarından oluşan kompost-hornmist ve hornkeisel gibi preparatlar da kullanılıyor. .

    Türkiye'de Ekolojik Tarım

    Ekolojik tarım Türkiye'de yaklaşık 25 yıl önce yabancı ülkelerden gelen talep üzerine başladı. Daha sonra ithalatçı girmalar Türkiye'de irtibat büroları açarak burada kendi eko-tarım projelerini yürütecek, projeyi takip edecek, danışmanlık hizmeti verecek ziraat mühendisleriyle çalışarak kendi eko-tarım ağlarını kurdular. Zamanla ekolojik tarım projeleri Türk ihracat firmaları tarafından yürütülmeye başlandı. Ve üretim, iç piyasadan çok ihracata yöneldi. İhracat firmaları, üreticiler ile yaptıkları sözleşmelerde ekolojik tarım esaslarının yerine getirilmesi için eko-proje danışmanlarıyla çalışıyor. Genellikle ziraat mühendislerinden oluşan bu danışmanlar üreticileri eko-tarım konusunda bilgilendiriyor. Denetim ve kontrol organları da üretimden paketlemeye kadar Avrupa Birliği'nin ilgili yönetmeliği ve Türk Eko-Tarım yönetmeliğine göre kontrollerini yapıyorlar. Son yıllarda özellikle 1998 yılından bu yana Türk eko-tarım piyasası da gelişti.

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali 2026, kahve tutkunlarını, yerel markaları, baristaları ve müzikseverleri bir araya getiren keyifli etkinliklerden biri olarak 5–6–7 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Es

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Çanakkale, 2026 yılında gastronomi tutkunlarını yeniden önemli bir lezzet buluşmasında ağırlamaya hazırlanıyor. 4. Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali, 6–7 Haziran 2026 tarihlerinde Çanakkale’

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Hazır Ürünlerde Salmonella Tehlikesi Nedir? Salmonella, gıda yoluyla bulaşabilen ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olabilen bir bakteri türüdür. Genellikle çiğ tavuk, yumurta

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Yetkililer, geri çağrılan partiye ait ürünlerin tüketilmemesini ve satın alınan markete iade edilmesini tavsiye ediyor. Ürünü tüketen ve mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı veya ateş gibi

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit Çay: Geleneksel Çay Lezzetini Modern Sofralara Taşıyan Marka Türkiye’de çay, yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, sohbetlerin ve misafirperverliğin en önemli parçalarından

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Son yıllarda kahve, yalnızca günlük tüketilen bir içecek olmaktan çıkarak sosyal bir deneyime dönüştü. Özellikle üçüncü nesil kahveciler, özel çekirdekler, filtre kahve demleme teknikleri, cold b

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone New York: Klasik İtalyan-Amerikan Mutfağının Sinematik Hali Carbone, New York’un en ikonik İtalyan-Amerikan restoranlarından biri olarak gastronomi dünyasında özel bir yere sa

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino denildiğinde akla yalnızca güçlü oyunculuk performansları değil, aynı zamanda klasik İtalyan-Amerikan yemek kültürü de gelir. Özellikle The Godfather ile hafızalara kazınan loş ışıklı r

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Asya sokak lezzetlerini modern sunum anlayışıyla bir araya getiren yeni nesil gastronomi markalarından biri olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda Türkiye’de yükselen Uzak Doğu mutfağı ilgisiyle birlikte

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Fest, klasik gastronomi festivallerinden farklı olarak sokak kültürü, müzik, sosyal deneyim ve modern şehir yaşamını aynı atmosferde bir araya getiren yeni nesil etkinliklerden biri