Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Tavukların Ruhsal Dengesi Bozuldu

Tavukların Ruhsal Dengesi Bozuldu
  1. Piyasadaki tavukların doğal ortamda büyüyen tavuklarla bir ilgisi yok. Alarm zilleri çalıyor.
    Ruhsal dengesi çabuk bozulan tavuğun "insanca" şartlarda yetişmesi gerekiyor. Ardından sağlıksız yemler dikkate alınmalı.

    Tavuk bizden intikam alıyor
    Piyasadaki tavukların doğal ortamında normal süresinde büyüyen tavuklarla neredeyse bir ilgisi kalmadı. Hazin olansa tüketicilerin önünde herhangi bir seçeneğin olmaması.

    Bu denli horlanma, sömürülme, eziyet hatta işkencenin ardından, günün birinde intikam almaları beklenmeliydi. Galiba beklenen gün geldi. Kırmızı ete alternatif olarak sunulan, kolesterol kabusuna çözüm getireceği vadedilen mucize hayvan tavuk, hızla gözden düşüyor. Giderek artan sayıda kişi, artık tavuk yemek istemiyor. Tavuklara hormon, antibiyotik yüklendiği, yiyenlerin bundan etkileneceği söylentileri, tavuktan bu büyük kaçışın öne çıkan sebebi olarak görülüyor. Tavuk satışlarındaki azalma ile birlikte de tavukçuluk sektöründe alarm zilleri çalmaya başladı. Aslında tavuğun içine düştüğü bu hazin durum, yıllardan beri piyasaya egemen olan bir vurdumduymazlığın sonucu. Kimse bir yiyecek ürününün lezzetini, kaynağını, nasıl üretildiğini, kalitesini sorgulamıyor. Bir maldan tek beklenen, onun olabildiğince ucuz olması. Bu ucuzluk furyası öylesine yaygın hale geldi ki, üretimi, satışı kontrol etmeleri gereken yetkililer bile ucuzluk uğruna hileli, kalitesiz ürünlere göz yumuyor. "Yoksul vatandaş aç mı kalsın?" zihniyeti, yiyecek kalitesini dibe vurdurdu.

    Neler Yiyoruz Neler
    Piyasanın ucuz mala olan talebini karşılayabilmek için tavukçuluk sektörü de son yıllarda üretim giderlerini büyük ölçüde düşürmeyi başardı. İşkence düzeyinde, hayvanların çok dar ve sıkışık ortamlarda tutulması, hormon iğneleri, yemlere özel katkılar, başlangıçta değerli protein yemi olarak sunulan, ancak deli dana hastalığından sonra yasaklandığı ilan edilen hayvansal atıklardan hazırlanmış yemler bu maliyet düşüşünü sağlayan etkenler arasında. Türkiye'de tavuk çiftliklerinde yapılan denetimler ve bunların sonuçlarına ilişkin bilgiye sahip değilim. Ancak Almanya'da, tavuk yemlerine öğütülerek protein olarak katılan malzemeler arasında yumurta çiftliklerinde kuluçkadan çıkan ve hemen öldürülen erkek civcivlerin, laboratuvarlardaki deney farelerinin, köpek maması bile olamayacak sığır karkaslarının da bulunduğunu bu ülkenin saygın Der Spiegel Dergisi yazıyor. Yine aynı dergiden, fast food restoranlarında kullanılan yanmış kızartma yağlarının da tavuk çiftlikleri tarafından tercih edildiğini, içerdikleri yüksek kalori miktarı nedeniyle, bunların doyurucu etkisinden yararlanıldığını da öğreniyorum. Balığın bol bulunduğu dönemlerde tavukların balık unu ile beslendiğini, balık kokulu tavuklarla karşılaşanlarımız hatırlarlar. Özellikle Karadeniz'de ciddi hamsi sıkıntısı baş gösterince, bu kez tavuklara bazı hormonlar verilerek büyümeleri hızlandırıldı. Günümüzde birçok ülkede hormon kullanımı yasak. Bizde ise açıklamalarına güvenebileceğim etkin denetim örgütleri olmadığı için, firmaların hormon kullanmadıkları iddialarını kendi adıma inandırıcı bulmuyorum. Hormonlardan farklı olarak, tavuklara hastalanmamaları için az miktarda antibiyotik, büyümeyi hızlandıran bir takım elementler ve koruyucu müstahzarlar verilmesinde herhangi bir yasal engel yok. İşte bu yeni teknolojiler sayesinde bir piliç 35 günde kesime hazır hale geliyor. Oysa beş kişilik bir aileyi doyurabilen 1 kilo 700 gramlık bir tavuk 1930'larda asgari 20 haftada bu ağırlığa ulaşırken, bugün süre dokuz haftaya inmiş durumda. Önlerindeki yürüyen bant üzerinden akıp giden yemi uyumadan, sürekli yemeleri ve hızla irileşmelerini sağlamak için, hayvanlar parlak spot ışıkları altında sürekli gündüz ortamında tutuluyor. Ben uzun süredir mümkün olduğunca tavuk yemiyorum. Sadece tümüyle yapay ortamda yapay biçimde şişirilen tavuk etinin sağlıksız olduğunu düşündüğümden dolayı değil. Lezzet açısından da piyasadaki tavukların, doğal ortamında rahatça hareket edip eşinerek normal süresinde büyüyen tavuklarla neredeyse bir ilgisi kalmadı. Burada en hazin durum, biz tüketicilerin önünde herhangi bir seçenek bulunmaması. Batıdaki marketlerde de bizdeki en ucuz, lezzetsiz tavuklardan var. Ama bunlar o ürün grubunun en kalitesiz ve en ucuz seçeneklerini oluşturuyor. Bu grubun üzerinde giderek daha kaliteli oldukları belirtilen bir dizi seçenek daha var. Skalanın en üzerinde ise, şarapta olduğu gibi, üretildikleri bölgenin adıyla anılan tavuklar yer alıyor. Bir örnek vermek gerekirse Fransa'nın Bresse bölgesinin aynı adla anılan tavukları bu gruptan. Yine Fransa'dan bir başka örnek de, beyaz bir beze sarılı olarak satılan "poulet au torchon" diye adlandırılan, kesilmeden önce 40 gün süreyle özel besiye çekilmiş tavuklar.
    SERACILARDAN DERS ALINMALI
    Bundan bir süre önce Mudurnu Tavukçuluk, "kimlik kartlı köy tavuğu" adıyla bugünkünden daha lezzetli iri bir tavuk piyasaya sunmuştu. Ama doğru dürüst tanıtılmadı, firma ürününün arkasında durmadı, tüketici de niçin daha fazla para ödeyerek bu tavuğu alması gerektiğini kavrayamadan tavuk piyasadan kalktı. Bugün bizde tavuk piyasasının içinde bulunduğu ortam, bundan on yıl önce Hollanda'daki sera domatesçiliğinin durumuna benziyor. Hollanda yıllarca Avrupa'yı hormonla şişirilmiş, tatsız ve kokusuz ama ucuz sera domatesleriyle besledi. Derken bir gün tüketiciler yediklerinin, güneşte olgunlaşmış mis gibi domatesle hiç ilgisinin kalmadığını fark etti. Hollandalı seracılar çok büyük bir kriz yaşadı. Krizin ardından kimi seracı çiçek, kimiyse doğru dürüst, tadı kokusu yerinde domatesler yetiştirmeye başladı. Şimdi dibe vuran tavuk piyasamızın Hollandalı seracılardan ders alması gerekiyor. Önce çiftliklerde ruhsal dengesi çok çabuk bozulan, özgürlüğüne aşık bir havan olan tavuğun "insanca" bir ortamda yetiştirilmesi için gerekli denetimler sağlanmalı. Ardından hormon, antibiyotik ve sağlıksız yemler konusundaki şaibeler ortadan kalkmalı. Biz tüketicilere düşen görev de, daha doğal ortamlarda yetiştirilmiş, kaliteli, ancak fiyatları da kuşkusuz bugünkülerden daha pahalı tavuklar piyasaya sunulduğunda, salt fiyat kaygısıyla yine en ucuzları tercih etmemek. Bütün uygar ülkelerde yaşayanlar gibi, bizler de piyasadaki tavuklardan çok daha iyisine layığız.
    PİYASANIN ucuz mala olan talebini karşılayabilmek için tavukçuluk sektörü de son yıllarda üretim giderlerini büyük ölçüde düşürmeyi başardı. Bunun için de hayvanlar adeta işkence ortamında yetiştirilmeye başlandı

    Kaynak:Sabah

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali 2026, kahve tutkunlarını, yerel markaları, baristaları ve müzikseverleri bir araya getiren keyifli etkinliklerden biri olarak 5–6–7 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Es

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Çanakkale, 2026 yılında gastronomi tutkunlarını yeniden önemli bir lezzet buluşmasında ağırlamaya hazırlanıyor. 4. Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali, 6–7 Haziran 2026 tarihlerinde Çanakkale’

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Hazır Ürünlerde Salmonella Tehlikesi Nedir? Salmonella, gıda yoluyla bulaşabilen ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olabilen bir bakteri türüdür. Genellikle çiğ tavuk, yumurta

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Yetkililer, geri çağrılan partiye ait ürünlerin tüketilmemesini ve satın alınan markete iade edilmesini tavsiye ediyor. Ürünü tüketen ve mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı veya ateş gibi

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit Çay: Geleneksel Çay Lezzetini Modern Sofralara Taşıyan Marka Türkiye’de çay, yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, sohbetlerin ve misafirperverliğin en önemli parçalarından

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Son yıllarda kahve, yalnızca günlük tüketilen bir içecek olmaktan çıkarak sosyal bir deneyime dönüştü. Özellikle üçüncü nesil kahveciler, özel çekirdekler, filtre kahve demleme teknikleri, cold b

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone New York: Klasik İtalyan-Amerikan Mutfağının Sinematik Hali Carbone, New York’un en ikonik İtalyan-Amerikan restoranlarından biri olarak gastronomi dünyasında özel bir yere sa

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino denildiğinde akla yalnızca güçlü oyunculuk performansları değil, aynı zamanda klasik İtalyan-Amerikan yemek kültürü de gelir. Özellikle The Godfather ile hafızalara kazınan loş ışıklı r

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Asya sokak lezzetlerini modern sunum anlayışıyla bir araya getiren yeni nesil gastronomi markalarından biri olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda Türkiye’de yükselen Uzak Doğu mutfağı ilgisiyle birlikte

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Fest, klasik gastronomi festivallerinden farklı olarak sokak kültürü, müzik, sosyal deneyim ve modern şehir yaşamını aynı atmosferde bir araya getiren yeni nesil etkinliklerden biri