Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Kolesterolün İyisi ve Kötüsü

Kolesterolün İyisi ve Kötüsü
  1. son yıllarda yapılan araştırmalarda, kalp hastalıklarını riskini gıdalarla aldığımız kolesterolden ziyade, katı yağ miktarının ve kandaki "kötü" kolesterolün oksitlenmesinin arttırdığının saptandığını belirterek noktalamıştık. Bu hafta kolesterolün hangisi iyi, hangisi kötü, nasıl oranlanmalı, ölçüsü ne olmalı gibi sorulara cevaplar arayacağız.

    Kalp hastalığı riskini arttıran etmenler arasında kolesterolün rolü uzun zamandır biliniyordu. 1970'li yıllara gelindiğinde kolesterolün bizzat kendisinin yanı sıra, kolesterolün kanda taşınmasını sağlayan maddelerin de etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır.

    Önce kolesterolün ne olduğuna bakmalıyız. Kolesterol, yaşam için gerekli bir maddedir. Mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol, beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.

    Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.

    Burada bazı bilgileri tekrarlamakta fayda var. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Halk arasında arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır.

    Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol, hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin, kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa, göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi ise, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

    Türkiye'de, 6 milyondan fazla kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl ve üstü). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında, kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü, kalp ve damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir.

    Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere, kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda, kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması, hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda, kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

    Kolesterol, kanda küçük yağ damlacıklarından ve proteinden oluşan Lipoprotein adlı maddeler içinde dolaşır. Lipoproteinler çeşitli olmakla birlikte özellikle ikisi kalp hastalıkları açısından önemlidir.

    Bunlardan Yüksek Yoğunluklu Lipoproteinler (yayınlarda HDL diye de görebilirsiniz. HDL = High Density Lypoproteins) çok az kolesterol içerir ve kolesterolü kandan karaciğere taşırlar. Vücuttaki fazla kolesterolü temizleme işini üstlenmiş olduklarından, kandaki miktarlarının yüksek olması kalp hastalığı riskini azaltır. O nedenle, halk arasında iyi kolesterol diye bilinirler.

    Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL diye de rastlayabilirsiniz. LDL = Low Density Lypoproteins.) adlı başka bir lipoprotein ise, hemen hemen yarısını oluşturan kolesterolü karaciğerden vücudun diğer hücrelerine taşır ve damarların çeperlerine biriktirir. Bu nedenle kalp hastalığı riskini artıran bu lipoproteine halk arasında kötü kolesterol denmektedir.

    HDL ve LDL'nin yapısında kolesterol dışında protein, fosfolipidler ve trigliseridler de bulunur. İyi kolesterol HDL içerdiği kolesterol oranı % 20, protein % 45 iken; kötü kolesterol LDL'de bu iki bileşenin oranları HDL'nin tersidir (% 45 kolesterole karşılık % 25 protein). Her iki lipoproteinin fosfolipid ve trigliserid yüzdeleri ise benzerdir.

    Bu kolesterollerin normal miktarları ne olmalıdır?
    Kalp hastalığı riskinin düşük olması için önerilen düzeyler şöyledir:
    Kandaki toplam kolesterol miktarının 200 mg/dl'yi geçmemesi;
    LDL'nin (Kötü kolesterol) 130 mg/dl'yi geçmemesi;
    HDL'nin (İyi kolesterol) 35 mg/dl'nin üstünde olması...

    Daha önceleri yalnızca toplam kolesterole bakılırken şimdi kalp hastalığı riskini belirlemek için her üçüne de önem verilmektedir. Risk belirlemesi yaparken toplam kolesterol miktarı HDL'ye bölünmektedir. Toplam kolesterol/HDL oranının 4.5'tan düşük olması arzu edilir.

    Örnek 1:
    Toplam kolesterolünüz 200 mg,
    HDL'niz 50 mg ise
    Toplam.kolesterol / HDL oranı = 4'tür.

    Bu da kalp hastalığı riskinizin düşük olduğunu gösterir.

    Örnek 2:
    Toplam kolesterolünüz 210 mg,
    HDL'niz 35 mg ise
    Toplam kolesterol / HDL oranı = 6'dır.

    Bu durumda kalp hastalığı riskiniz biraz daha yüksektir.

    Dengeli bir beslenme düzeni ile çoğu zaman ilaç yardımı da almadan iyi ve kötü kolesterol oranları ayarlanabilir. Ama bu da kalp hastalıkları riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Kolesterollerin oksitlenmiş olup olmaması da "risk" açısından etkendir.

Beslenme ve Yaşam Haberleri

File Market Sebze Meyveden Ceza

File Market Sebze Meyveden Ceza

File Market'e yönelik Mart 2026 sonunda ciddi bir idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı ekiplerinin yaptığı denetimler sonucunda, özellikle sebze-meyve reyonundaki fiyat politikaları nedeniyl

Tarım bakanlığının Tağşiş  listesinde Eker peynir markası şaşırttı

Tarım bakanlığının Tağşiş listesinde Eker peynir markası şaşırttı

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2 Şubat 2026 tarihli güncel "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesiyle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Bakanlığın dün ve bugün medyaya yansıyan güncel raporuna

Bir demlik mutluluk : Gel bir çay içelim mi?

Bir demlik mutluluk : Gel bir çay içelim mi?

Türkiye’nin Çay Serüveni Türkiye’de sabahın ilk ışıklarından gece yarılarına kadar bitmeyen bir senfoni vardır: İnce belli bardakta kaşığın tıkırtısı. Bizim için çay sadece bir içecek değil, dostlu

Mutfakta Ölçü Sistemleri: Un Ölçülerinin Cup, Gram ve Ons Karşılıkları

Mutfakta Ölçü Sistemleri: Un Ölçülerinin Cup, Gram ve Ons Karşılıkları

Yemek ve özellikle pastacılıkta doğru ölçü kullanımı başarılı bir tarifin en önemli unsurlarından biridir. Farklı ülkelerde farklı ölçü sistemleri kullanıldığı için tariflerde bazen cup (su bardağı),

Alaçatı da Tiramisu yemeye nedersiniz?

Alaçatı da Tiramisu yemeye nedersiniz?

Alaçatı'nın dar sokaklarında, taş evlerin gölgesinde tiramisu keyfi yapabileceğin hem butik hem de klasikleşmiş harika mekanlar var. İtalyan usulü gerçek bir deneyimden, yerel pastanelerin yorumlarına

Tiramisu tarifi püf noktaları ile nasıl hazırlanır?

Tiramisu tarifi püf noktaları ile nasıl hazırlanır?

Gerçek bir İtalyan tiramisusu yapmak, malzemelerin bir araya getirilmesinden çok bir denge sanatıdır. Tadı hafif, dokusu ise bulut gibi olmalıdır. İşte evde yaptığın tiramisuyu bir üst seviyeye taşıya

İtalyan tatlısı Tiramisu nasıl bulundu?

İtalyan tatlısı Tiramisu nasıl bulundu?

Tiramisu, hem ismiyle hem de katmanlı lezzetiyle tam bir İtalyan klasiği. Ancak bu tatlının kökeni hakkında gastronomi dünyasında hala tatlı bir "savaş" devam ediyor. İsmi İtalyanca "Tira mi su" yani

Kombucha çayı nedir?

Kombucha çayı nedir?

Kombu çayı (veya yaygın adıyla Kombucha), binlerce yıllık geçmişe sahip, fermente edilmiş, hafif asitli ve doğal olarak gazlı bir çay içeceğidir. Genellikle "yaşam iksiri" olarak adlandırılan bu içece

Avrupa’dan Türkiye’ye ‘Kırmızı Kart’: Şubat Ayı Pestisit Raporunda Yine Üst Sıralardayız

Avrupa’dan Türkiye’ye ‘Kırmızı Kart’: Şubat Ayı Pestisit Raporunda Yine Üst Sıralardayız

Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği radarı RASFF, 2026 yılının Şubat ayına dair verileri yayımladı. Rapora göre Türkiye, ihraç ettiği sebze ve meyvelerdeki aşırı tarım ilacı (pestisit) kalıntıları neden

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve