Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Çocuklarda görülen göz problemleri

Çocuklarda görülen göz problemleri
  1. Dünya Göz Hastanesi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Tolun, okul çağı çocuklarında görülen görme problemleri konusunda bilgiler verdi...

    Görme bozukluklarının görülme sıklığı yaşa bağlı olarak artıyor. Göz tembelliği, şaşılık, miyop, hipermetrop ve astigmat çocuklarda en sık görülen sorunlar. Bu sorunların erken tanısı büyük önem taşıyor.

    Görülme sıklığı, kalıtımın rolü
    Çocuklardaki göz bozukluklarının görülme sıklığı ve kalıtımın rolü ile ilgili olarak Prof. Dr. Tolun, şunları söyledi: "Genelde ülkemizde bir tarama sistemi var. O da ancak okul öncesi ve bu sorunlar okulda olduğu için, genellikle okulda tespit ediliyor. Göz kusurlarının genetik geçişi var. Çocukların eli, yüzü, burnu nasıl benziyorsa anne babaya, göz de bir organ, onlar da yapısal olarak kalıtımla geçebiliyor. Böyle ailelere özellikle çocuklarına erken zamanda göz kontrolü yaptırmasını tavsiye ediyoruz. En uygun zaman 1 yaş civarında. 1 yaş civarında çocukların bir göz kontrolüyle o anda bir sorun olup olmadığına bakılır. Çünkü 2 yaşına kadar gözlerimiz gelişmesi devam ediyor ve fonksiyonlarını 2 yaşında hemen hemen normal hale getiriyor. Onun için bir aksaklık varsa, bir sene zaman kalması açısından bunun 1 yaş civarında kontrol edilmesi yerinde olur."

    Çocuklarda miyop tanısı
    Miyobun çocukluk döneminde erken tanısının mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Tolun, ilerlemesinin durdurulamadığı belirterek şöyle devam ediyor: "Her zaman rutin bir göz muayenesiyle miyobu teşhis etmek mümkün. Çocuk bulanık gördüğü için etrafla ilgisi fazla olmaz. Gelişmesi biraz geri kalabilir, çok yüksek miyopsa. Hafif ise pek fazla etkilenmez. Ama miyobu durdurmak elimizde değil. Bir organdan kaynaklanan bir sorun olduğu için zaten miyop veya göz kusurları bir hastalık değil kusurdur. Bu kişinin gözünün büyümesini, küçülmesini, aynı kalmasını, şekil değiştirmesini biz durduramayız. Bizim yaptığımız şey gözün fonksiyonu olan iyi görmeyi sağlamak. Görme kusurları, kırma kusurlarıyla birlikte bunları yerine koyup, kişiyi yada çocuğu rahat olarak gördürmek. Yoksa miyobun ilerlemesine biz hiçbir zaman müdahale edemeyiz."

    "Tedaviden kastımız iyi görmeyi sağlamaktır" diyen Prof. Dr. Tolun, gözlük hakkında şunları söyledi: "O çocuk gözlük kullanmazsa, o zaman gözün retinasında normal net bir görüntü oluşamayacağı için ömür boyu hep az gören bir çocuk olarak kalır. Buradaki tedavimiz iyi gördürmek, tam gördürmek. Yoksa numarayla ilgili herhangi yapabileceğimiz bir şey yok."

    Hipermetrop
    Hipermetrobun hangi sorunlarla ortaya çıktığını Prof. Dr. Tolun, şöyle açıkladı: "Hipermetrop çocuklar genellikle çok sık göz kırparlar. Çünkü gözünü kırptıkça korneadan bir tabaka gelip geçiyor, göz bir an net görüyor. Sonra tekrar bulanıklaşıyor. Elinde tuttuğu bir şeyi çok yakına getirerek bakar. Biraz baş ağrısı olabilir. Aileye 'başım ağrıyor, gözüm ağrıyor' diye söyleyebilir. Veya sulanma, kızarıklık ve çapaklanmalar görülebilir. Çapaklanma derken sekresyonlar, gözün zorlanmasından kaynaklanan şeyler oluşabilir. Aileler buna dikkat ederlerse, çocuğu bir doktora götürürlerse, hipermetropisi meydana çıkar."

    Prof. Dr. Tolun, konu ile ilgili olarak şöyle devam etti: "Yüksek hipermetrop camlar, gözü dışarı iter; optik olarak böyle bir özelliği var. Çok uzun süre kullanıldığı zaman mutlaka çocukta daha önceden hafif bir halkın 'şehlalık' dediği, bizim 'forya' dediğimiz gizli bir kayma vardır. Bu görüntü netleştikçe iki gözü birlikte dengeleyemediği için sorun ortaya çıkar. Tabi bu ameliyatla düzeltilebilir."

    Astigmat
    Prof. Dr. Tolun, astigmatı şöyle değerlendirdi: "Astigmat, noktasızlık demek. Bir noktayı nokta şeklinde görememek, dağınık, saçılmış bir şekilde görmek. Zannederim böyle bir tarif yaparsam nelere yol açtığı, kişileri nasıl etkilediği anlaşılır. Hem uzakta hem yakında baktığı cisimleri kişi net göremez. Bu da yine baş ağrısı, göz ağrısı, hipermetropiye benzer şikayetler ve göz kırpmalara neden olur. Astigmatizma, hem uzağı hem yakını etkiler. Halk arasında bilinen bir şey vardır. Uzağı görmeyen miyop, yakını görmeyen hipermetrop... Kural olarak belki öğretme açısından öyle fakat hipermetropi yüksek olduğu zaman veya astigmatizma olduğu zaman kişi uzağı da yakını da güzel göremez. Onun için öyle bir genelleme yapmayı biz pek sevmiyoruz."

    Astigmatın sıfırlama ihtimali ile ilgili olarak ise Prof. Dr. Tolun, şunları söyledi: "Bir örnekle açıklamaya çalışayım. ‘Benim çocuğumun ayağı çok büyük. Ben bunu nasıl küçültebilirim?’ gibi bir soru oluyor. Numaraya müdahale etmemiz mümkün değil. Organ kendi şeklini bulacak. Bizim yaptığımız net göstermek. Biz, çocuğumuza küçük ayakkabı giydirerek onun ayağının büyümesini engelleyemeyiz. O zaman nasır olur, yara olur, ağrı olur. Ama ayak yine büyür. Bu onun gibi. Bilincinde olmamız gereken bir şey, gözlük bir hastalık değildir. Bir kusurdur. Bunu böyle kabullenip, onun da tedavisi gözlük kullanmak veya lens, her neyse o numarayı kullanarak görmemizin rahat ve tam olmasını sağlamaktır. Kişide yada çocukta çok yüksek numaralar olabilir. O numarayı gözünün önüne koyduğunuz zaman tam görür, kusursuz görür. Ama çok düşük numara vardır, göz tembelliği vardır. Gözde bir sorun vardır. O çocuğa hiçbir zaman iyi gördüremezsiniz. Bence numara yüksek ama tam gören göz daha makbul bir göz. Çünkü tam işlemini yapabiliyor."

    Görme tembelliği
    Göz tembelliğinin har yaşta görülebileceğine değinen Prof. Dr. Tolun, görme tembelliği ile ilgili olarak şu bilgileri verdi: "Göz tembelliğine 'ambiyopi' diyoruz. Doğuştan olan göz kusurları tam tedavi edilmemişse, göz tembelliği ortaya çıkıyor. Göz tembelliği, iki gözün farklı numaralarda olmasıyla meydana çıkıyor. Az düşük olan numaralı gözün görüntüsü daha net olacağı için beyin tarafından o gözün görüntüsü tercih ediliyor. Öbür bulanık görüntü bir tarafa itiliyor. Ve böylece o göz kullanılmadığı için tembel göz oluyor. Görmesi az kalıyor. Bunu her yaşta tespit etmek mümkün."

    Çocuktaki belirtileri ile ilgili olarak Prof. Dr. Tolun, şöyle devam ediyor: "Küçük çocuk hiç onu fark etmez. Bir gözü fonksiyon ettiği için normal yaşantısında kullanır. Eğer gözde bir şaşılık meydana getirmiyorsa ailenin de içi rahattır."

    Kapatma tedavisine uyum sağlayamayan çocuklarla ilgili olarak Prof. Dr. Tolun, şunları belirtiyor: "Göz tembelliği için kapatma tedavisi dünyada en yaygın kullanılan tedavi. Çünkü uygulaması pratik. Herkes evinde, çocuğun durumuna, zamanına göre yapabilir. Bir de bu iş için merkezlerde yapılan aletle tedavi var. Bu sağlanabilir. Fakat haftanın belirli günleri, o çocuğu alıp, o merkeze getirmek, orada bir süre onu gözünü çalıştırarak sağlayabiliyoruz bunu. Büyük oranda sağlıyoruz. Kapatmayla ne elde edeceksek, egzersizlerle de onu sağlayabiliyoruz. Fakat kapatmanın alternatifi yok gibi. Gözü kapatmadan bulandırarak, kapatmak istediğimiz gözün görmesini geçici olarak bulandırarak da yardımcı olabiliyoruz. Eğer çocuk hiç kapatmıyorsa, hiç uyum sağlamıyorsa, o zaman ya bir merkezde göz tembelliği için aletli tedavi olacak yada doktoruna başvuracak. O zaman ona gözü kapatmadan bulandırma işlemi uygulanacak."

    Şaşılık
    Şaşılığa yol açan mekanizmalar ve etken olan faktörlerle ilgili olarak Prof. Dr. Tolun, "Şaşılığa yol açan mekanizmaların çoğunu biliyoruz. Bir kısmını da bilmiyoruz. Annenin hamileliğinde ilk üç ay içinde göz kasları geliştiği için burada bir sorun olabilir. Gözün boyutunda bir sorun olabilir. Genetik genlerle taşıdığımız, çocuklarımıza verdiğimiz şeyler var. Hamileliğin ileri dönemlerinde annede bir rahatsızlık olursa, bebek riske girerse o zaman gözdeki kasları besleyen damarlar ve bunun hareketini sağlayan sinirler etkilenebilir. Bunun haricinde görme bozukluklarından kaynaklanan göz kaymaları, şaşılıklar olabilir. Bir gözde normale yakın bir miyop, öbür gözde aşırı miyop gibi. Bunlarda iyi gören gözü beyin seçtiği için diğeri bir tarafa doğru onu itiyor, bir tarafa doğru kayma oluyor. 40 derecenin üzerine çıkan ateşlerde yine göz kaslarını besleyen damarlar ve bunun hareketini sağlayan sinirler etkilendiği için şaşılık meydana gelebiliyor. Prematüre bebeklerde genellikle gelişim geri olduğu onlarda daha sık görüyoruz. Çerçevesi çok geniş." Diyor.

    Şaşılığın tedavisinde hem görme kalitesinin korunması hem de estetik görünümün düzeltilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tolun, bu iki yaklaşımla tedavinin nasıl planlandığını şöyle açıkladı: "Önce güzel görme şansını sağlıyoruz. Güzel bir gözlük muayenesi yapıyoruz ve gözlükleri mutlaka kullanmasını öneriyoruz. Görme arttıktan sonra, yani iyi gördüğü zaman gözler, şaşılık düzelebilir. Biz buna 'gözlüğe bağlı şaşılıklar' diyoruz. Gözlüğü taktığınız zaman bunlar düzelir. O kişi de ona ihtiyacı olduğu için gözlükle bir sorunu olmaz. Göz tembelliği varsa, kapatmalar veya aletlerle, egzersizlerle, tedavilerle bunu iyileştirmeye çalışıyoruz. Ondan sonra hala kayma varsa, iki gözü birlikte kullandırıp, derinlik hissi sağlayamıyoruz. O zaman 5 yaşından önce ameliyat ediyoruz. Basit bir ameliyat, ağrılı bir ameliyat değil. Kasların yerlerini değiştiriyoruz. İki-üç tane kası yer değiştirerek, kaymayı ölçümlerine göre düzeltebiliyoruz. Ondan sonra yine kişi, derinlik hissi kazanamıyorsa, egzersizlerle, çalışmalarla kazandırabiliyoruz. Başarı şansımız, görüntü olarak düzeltmekte yüzde 90. Göz tembelliği konusunda tabi bu küçük yaşta olacak. 5 yaşına kadar ideal. 9-10 yaşında yine uğraşıyoruz. Ondan sonra pek fazla ümidimiz yok."

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?