Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Damarlar Bir Günde Tıkanmıyor

Damarlar Bir Günde Tıkanmıyor
  1. Damarlar bir günde tıkanmıyor, Türkiye'de yılda yaklaşık 130 bin can alan kalp hastalıkları bir günde oluşmuyor. Sigara, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme gibi 'kişinin elinde' olan bazı değişikliklerle, kalp hastalığı riskini düşürmek mümkün.

    Türk Kardiyoloji Derneği'nin araştırmalarına göre, ülkemizde her yıl 130 bin kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle ölüyor.

    Araştırmalar, hareketsiz yaşam, sigara, sağlıksız beslenme gibi faktörler yüzünden önümüzdeki 20 yılda bu sayının 300 bine ulaşacağını gösteriyor. Eskiden yaşlı hastalığı olarak bilinen kalp rahatsızlıkları günümüzde salgın hızıyla ilerliyor. Hekimler, kardiyoloji servislerinde artık 40 yaşın altında azımsanmayacak kadar kalp hastasıyla karşılaşıyor. Ancak kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayan birçok faktörü ortadan kaldırmak, ömür boyu sağlıklı bir kalple yaşamak mümkün.

    Peki kalp hastalığına nelerin zemin hazırladığını, nasıl korunulması gerektiğini biliyor musunuz? Kaç yaşından itibaren hangi sıklıkta kontroller yaptırmalıyız? Kalp hastası olup olmadığımızı nasıl belirleriz? En son teşhis ve tedavi yöntemleri neler? Ülkemizde çocukları kalp hastası yapan en önemli etken ne? Kanayan diş eti kalp rahatsızlığına neden olur mu? Nasıl beslenmeliyiz? Uzmanları bu dizide anlatıyor...

    'Kızımın doğum gününü kutluyorduk. Pasta, kek ve böreklerin keyfini çıkarıyordum... Karnıma kramplar girince yemeği kestim. Parti bitiminde kızımın arkadaşlarını eve bırakmak için yola çıktık; ancak midemdeki kasılmalar artıyordu. Eve döndüğümde çok bitkindim. Midem bulanıyordu. Biraz dinlendikten sonra geçti.

    Aradan 10 gün geçmişti ki bir gece göğsümde çok güçlü bir ağrıyla uyandım. Sanki kızgın bir kor göğsümün ortasında yanıyordu. Parmaklarım ve elim uyuşuyordu. Hemen karımı uyandırıp beni hastaneye götürmesi-ni istedim. Doktorlar hastaneye zamanında ulaştığımı söyledi, kalp krizi geçirmiştim. Damarlarımdan biri yüzde 50 daralmıştı. Sonra ilaç tedavisine başladım.
    Bir yıl sonra şikâyetlerim yeniden başladı: Bir gün gözlerim kararmaya, göğsüm sıkışmaya başladı. Pek önemsemiyordum ama yüzüme bakan iş arkadaşlarım paniğe kapılarak beni hastaneye yetiştirmeye davrandılar. Maalesef bir başka kalp krizi daha geçirmiştim.'

    40 yaşındaki Abdülaziz Demir, kalp krizi geçirip hayatta kalabilen şanslı kişilerden. İki haftadır kalp yetmezliği tanısıyla Koşuyolu Kalp Hastanesi'nde tedavi görüyor. Doktorlarına göre Demir, başına gelecekleri önceden kestirip önlem alabilirdi. Çünkü yeterince risk faktörü taşıyordu: 20 yıl günde bir paket sigara, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon.

    Peki siz risk grubunda olup olmadığınızı biliyor musunuz? Hacettepe Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Kabakçı, kalp hastalıklarının anahtar risk faktörlerini anlattı.

    Yaş
    Yaş ilerledikçe damarlar esnekliğini yitirdiği için risk artar. 45'in üstündeki erkekler ve 50'nin üstündeki kadınlar risk grubunda.

    Cinsiyet
    Diğer hastalıklarla kıyaslandığında kalp hastalığından ölen kadın sayısı erkeklere göre daha az. Tablonun böyle olmasında en önemli etken kadınlardaki östrojen hormonu. Östrojen çalıştığı yıllar boyunca kan yağlarını dengeleyip, damarların esnekliği sağlayarak kadınları kalp hastalıklarına karşı korur. Ancak, menopozdan sonra doğal koruma perdesi ortadan kalkar ve risk eşitlenir.

    Kadınlar için bir başka önemli nokta, doğum kontrol hapı kullanımı. Eğer hem sigara içiyor hem de bu haplardan kullanıyorsanız şunu bilmelisiniz: Kalp krizi geçirme riskiniz küçük de olsa var. Bu yüzden hapları kullanmadan önce sigarayı bırakmalı ve doktora başvurmalısınız.


    Genler
    Eğer ailenizde kalp hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol varsa kalp hastalığı geliştirme olasılığınız çok fazla. Ailenizde 55 yaşın altında, kalp krizi, beyin hastalığı, ani ölüm hikâyesi varsa aynı şeyin başınıza gelmesini önlemek için erken yaşlardan itibaren rutin kontroller yaptırmalısınız.


    Sigara
    Koroner kalp hastalığının en önemli hazırlayıcılarından biri de sigara. Sigara kalp krizi geçirme riskini üç kat artırır. 50 yaşın altında sigara içicilerinin kalp hastası olma riski içmeyenlere göre beş kat daha fazla.
    Diğer etkilerine gelince: Yararlı kolesterolü azaltıp zararlı kolesterolü ve trigliseridi artırır. Sigara içicilerinde kanın pıhtılaşması artar. Sigarada bulunan nikotin ve karbonmonoksit kalp damarlarının iç yüzeyini bozarak damar sertliğini gelişimini hızlandırır. Ya da direkt spazm yaparak koroner damarları tıkar, ölümcül olan kalp ritim bozukluklarına yol açar.
    'Sigara içiyorum ama yarım yarım içiyorum, ya da gün içinde birkaç tane içiyorum. Bu kadarı da zararlı değildir herhalde' diyorsanız yanılıyorsunuz. Araştırmalar koroner kalp hastalığı şiddeti ya da kalp krizi tehlikesinin gün içinde tüketilen sigara sayısıyla doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Günde bir - dört arasında sigara içilmesi kalp hastalığı riskini iki kat artırıyor. Ancak sigarayı bırakırsanız ilk bir yılın sonunda kalp-damar hastalığı riskiniz yüzde 50 azalır.

    Kalbe kötü etkilerinin yanı sıra sigarayı bırakmak için bir diğer önemli neden de şu: Sigara tüm kanser türlerinin yüzde 35'inin ana sebebi. Bu oran akciğer kanserlerinde yüzde 85.


    Kolesterol
    Kolesterol karaciğerler tarafından üretilen, balmumuna benzeyen bir yağ. Vücut tarafından üretilmesi dışında yumurta, hayvansal kaynaklı yağlar gibi besinlerden de alınır.
    Kolesterolün iki türü var: Kolesterolü hücrelere taşıyan LDL (kötü huylu) ve kolesterol fazlasını damarlardan temizleyerek yok edilmesi için karaciğere götüren HDL (iyi huylu). Eğer LDL'niz yüksek, HDL'niz düşükse kalp hastalığı riskiniz yüksek demektir.

    Kolesterolün kalp hastalığını hazırlama süreci ise şöyle: Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara gibi nedenlerle yükselen kötü kolesterol damarların iç yüzeyinde bazı iltihabi maddeler oluşturur. Bozulmuş olan bu yeni yapı kandan geçen kolesterolü alarak damar duvarının altında küçük plaklar halinde biriktirir. Zamanla büyüyen bu plaklar damar sertliği oluşturarak kalp hastalığına zemin hazırlar.

    Sağlıklı kolesterol değerleri için toplam kolesterolünüz 200'ün altında, LDL (kötü kolesterol) 130'un altında, HDL (iyi kolesterol) de 50'nin üstünde olmalı. Kötü kolesterolün 100'ün altına çekilmesi riski azaltıyor.


    HDL düşüklüğü
    Yapılan araştırmalar HDL'si yüksek olanların kalp damar hastalıklarına daha az yakalandığını gösteriyor. İyi kolesterol, kötü kolesterolün damar duvarlarındaki sertlik yapıcı etkisini ortadan kaldırır. Yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, sigaradan uzak durma, sebze ağırlıklı bir beslenme HDL'yi yükseltir.


    Tansiyon
    Tansiyon, kalbinizin güçlü çalışıp çalışmadığını belirleyen en önemli faktörlerden biri. Kalbin kanı pompalarken damar civarında oluşturduğu basınç olan tansiyonun 14 ve 9'un üstünde olması hipertansiyon olarak ifade edilir. Hipertansiyon, kalp hastalığı riskini üç kat artırmasının yanı sıra beyin kanaması, felç, böbrek yetersizliği, görme kaybı gibi hastalıklara neden olur. Eğer ailenizde hipertansiyon öyküsü varsa, şişmansanız, çok alkol tüketiyor, çok tuzlu yiyorsanız ve stres altındaysanız hipertansiyon riskiniz çok fazla.


    Şeker hastalığı (diyabet)
    Diyabetik hastaların yüzde 65'i kalp nedeniyle ölür. Çok hızlı damar sertliği geliştirdiği için diyabetli hasta potansiyel kalp hastası olarak kabul edilir. Bu nedenle hekimler diyabet hastalarından şunları ister: LDL'yi 100'ün altına çekin, tansiyonuzu 13-8'i aşmasın. Hemoglobin A1C 7'nin üstüne çıkmasın.


    Aktivite seviye
    Hareketsiz yaşam kan dolaşımınızı azaltır, oksijen ve besinlerin hücrelerinize yeteri kadar ulaşmasını engeller. Aktivite azlığı aynı zamanda oksijenin kanınızla istenilen düzeyde buluşmasını engeller, kemikler ve kaslarınızın zayıflamasına neden olur ve kolesterolünüzü yükseltir. Hareketsizlik şişmanlığa, şişmanlık tansiyona, tansiyon da şeker ve kalp hastalığına neden olur. Bu nedenle haftada en az üç kez 30-45 dakika yürüyüş, yüzme gibi egzersizler yapılmalı.


    Kilo
    Şişmanlık kandaki yağları ve tansiyonu yükseltir. Bu da şişmanları potansiyel risk grubuna sokar. Özellikle bel ölçüsü ve ani kalp krizi arasında önemli bir bağlantı var. Belin kalınlaşması, kalp hastalıklarının ve kalp krizinin habercisi olabilir. Yağların bel çevresinde toplanma sınır değeri kadınlarda 88, erkeklerde 102 santim.


    Protein ağırlıklı diyet
    Diyetiniz sebze meyve yerine, doymuş yağlardan, kırmızı etten zenginse, tehlikeli...


    Stres
    Daha önce kalp hastalıklarını tetikleyici bir unsur olarak görülen stres, dört ay önce açıklanan uluslararası bir çalışmada ilk kez damar sertliğini oluşturucu bir risk faktörü olarak yer aldı. Buna göre, gerginlik, öfke ve depresyon koroner arter hastalığı riskini artırıyor.


    Alkol
    Bir iyi bir de kötü haber: Türüne bakılmaksızın erkeklerin günde 30, kadınların 15 gram alkol alması kalbi korur. Fazlası ise beyin kanaması ve kalp hastalıklarına yol açar.

    'Sanki göğsümden kamyon geçmiş gibi...'


    Teklemeden önce alarm verir
    'Koroner damarların tıkanarak kan akımının engellenmesi' olan kalp krizinin üç önemli belirtisi var:

    Ağrı: Birçok kalp krizi, göğüs kafesinin merkezinde hafif bir huzursuzluk olarak başlar. Huzursuzluk, göğsün merkezinde birkaç dakika sürer ya da gelip gider. Daha sonra basınç, sıkıştırma veya dolgunluk şeklinde ağrı hissedilebilir. Kalp krizi ağrıları öylesine şiddetlidir ki, kalp krizi geçirenler 'üzerimden kamyon ağırlığı geçti' diye tarif eder. Belirtiler bir veya iki kolda, sırtta, boyunda, çenede veya midede ortaya çıkabilir.
    Soğuk terleme: İkinci önemli belirti şiddetli soğuk terlemedir. Eğer şeker hastasıysanız bu terlemeye daha fazla dikkat edin. Çünkü şeker hastalarında genellikle ağrı duyusu ortadan kalkar. Kalp krizi kendini sadece şiddetli terlemeyle gösterebilir.
    Bulantı ve kusma: Eğer ağrı ve soğuk terlemeye bulantı ile kusma da eşlik ediyorsa kriz riski yüksektir.

    'Ölümcül' bir orkestra
    'Metabolik sendrom', ismi son zamanlarda daha fazla duyulan bir rahatsızlık. Tansiyon, kilo, şeker ve kolesterolün bir arada bulunması anlamına geliyor. Kalp için önemli bir risk

    Kalp ve damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden biri de metabolik sendrom. Hipertansiyon, şişmanlık, şeker hastalığı ve kan yağlarında yükseklik gibi durumların aynı kişide bir arada görülmesi olan metabolik sendroma Türkiye'de her üç erişkinden birinde rastlanıyor.
    Prof. Dr. Giray Kabakçı'ya göre metabolik sendrom tedavi edilmezse ölümcül olabiliyor, bu nedenle de 'ölümcül orkestra' olarak adlandırılıyor.
    Metabolik sendromun en önemli nedenlerini 'hareketsizlik ve kötü beslenme' olarak açıklayan Kabakçı, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

    "Kandaki insülin düzeyini azaltmak için karbonhidratlı besinler, yani beyaz ekmek, tatlı, kek ve patates gibi şeker oranı yüksek besinleri az yiyin, tuzu azaltın, beyaz et, sebze ve meyve tüketimini artırın. Kilo vermek için düzenli olarak egzersiz yapın."

    Siz de metabolik sendrom riskinizi belirlemek için aşağıdaki küçük testten yararlanabilirsiniz. Eğer beş kriterden üçü bir aradaysa bu hastalıktan mustaripsiniz.


    Erkeklerde bel çevresinin 102, kadınlarda 88 santimetreden daha geniş olması.

    Kan yağlarından trigliserid'in 150 mg/dl'den daha fazla olması.

    İyi kolesterolün erkeklerde 50, kadınlarda 40'ın altında olması.

    Büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun 8.5'ten daha yüksek olması.

    Açlık kan şekerinin 110 mg/dl'den daha fazla olması.

    Kriz geldiyse: Aspirin ya da şiddetli öksürük


    Kriz geçirdiğinizi fark ettiğinizde ilk yapmanız gereken şey hemen bir aspirin çiğnemeye başlayıp hastaneye yetişmeye çalışmak. İlk 10 dakika içinde hastaneye yetişmek çok önemli.

    Kalp atışlarının yavaşladığını veya bilin-cinizin bulandığını hissediyorsanız öksürün. Her öksürükten önce derin bir nefes alınmalı ve öksürük balgam çıkarmak istercesine derin ve uzun olmalı. Derin nefes ve öksürük, yardım gelene ya da kalp normale dönene kadar, her iki saniyede bir olacak şekilde sürmeli.

    Yakınınızda biri kriz geçiriyorsa, mümkünse tansiyonunu ölçün. Çok düşükse ayaklarını yukarı kaldırtın.

    Solunumu yavaşlıyorsa suni tenefüse geçin.
    Bir yandan nabzını kontrol edin.
    Eğer nabız ele gelmiyorsa kalp masajı yapın.

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?