Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Gençlik ve güzellik sofrada başlıyor

Gençlik ve güzellik sofrada başlıyor
  1. Sağlıklı yaşlanmanın, genç ve güzel görünmenin temel yolu doğru beslenmek! Doğru yağla, taze sebze ve meyvelerle gençliğinizi uzatabilir, güzelliğinize güzellik katabilirsiniz. İşin kolayına kaçmayıp, bilinçli ve sağlıklı beslenirseniz; gençlik iksirini bulmanız hayal değil.

    Besinler sadece karın doyurmuyor; doğru seçilip tüketildiklerinde cilt ve vücut yaşlanması üzerinde birer yaşlanma karşıtı savaşçı gibi iş görürken, kötü seçimler tam tersi etki yapıyor. Yıllar yılı, günde üç-dört öğün yediklerimiz, yalnızca vücut sağlığımızı değil, aynı zamanda düşüncelerimizi, iç dinamizmimizi ve hatta yaratıcılığımızı dahi etkiliyor. Doğru beslenerek kendi mutluluk hormonlarımızı üretiyoruz, psikofizik dengemizi şekillendiriyor ve hepsinin ötesinde yaşlanmamızı geciktirebiliyoruz; daha doğrusu 'sağlıklı yaşlanmayı' başarabiliyoruz. Tabii besinler derken, yağlı ve şekerli fast food yiyeceklerden veya şekerleme ve pastalardan söz etmiyoruz. Burada sözünü ettiğimiz besinler, taze sebze ve meyveler, doğal ve sağlıklı ürünler. Yeme alışkanlıkları ile ilgili araştırmalar; sağlıklı beslenmenin yaşlanma üzerindeki olumlu etkilerini gözler önüne seriyor. Doğru beslenerek gençliği uzatmanın ve güzelliği artırmanın mümkün olduğunu gösteriyor.

    BULDUĞUMUZU YİYORUZ
    Atalarımızdan farklı değil günümüzün uygar insanı: Atalarımız; günümüz beslenme uzmanlarının 'günlük besin tüketiminizin yüzde 15'i protein, yüzde 30'u yağlar, yüzde 55''i karbohidratlardan oluşsun' gibi önerilerinden habersiz, sadece karın doyurmak amacıyla bulduklarını yiyorlardı. Bolluk zamanlarında ve av iyi gittiğinde, yüzde 80 et yerken, yüzde 20 meyve, mantar, kök ve yaprak yiyorlardı. Yani bol miktarda protein, doğal karbohidrat ve çok az bitkisel yağ alıyorlardı. Kıtlıkta ise et ve bitki oranları tersine dönüyor, yüzde 80 bitkileri, yüzde 20 et tüketiyorlardı. Uygar insan da bugün çok farklı değil ve uzman tavsiyelerinden bir hayli uzakta. O da en yakınında ve en kolay bulduğunu yiyor: Fast food, kızarmış patates, yağlar ve tatlılar... Bırakın çalışanları, sporcuların bile pek doğru beslenmediklerini görüyoruz.

    AZ YAĞ, UZUN YAŞAM
    Yaşam süresini uzatmak ve ince kalmak için daha az yağ: Yağlar, istenmeyen kilo artışlarının bir numaralı sebebini oluşturuyor. Bir gram yağ, 9 kalorilik enerji sağlıyor ve her gram yakılmadan kalan yağ, organizmada başlıca iki bölgede birikiyor: Karın çevresi ve basenlerde veya damarların duvar yapılarında. Ortalama uzunluğu bin kilometreyi bulan damar ağımız, hatırı sayılır miktarda yağla kaplanabiliyor ve bu da uzun vadede kalp krizlerinden beyin damarlarındaki tıkanmalara kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açıyor. Hatta sinir iletisini bozarak, entelektüel yeteneklerin dahi kısıtlanmasına sebep olabiliyor. Bilim insanları; her gün, vücudumuzun enerjiye dönüştürebileceğinden sadece bir çay kaşığı (ortalama 10 gram) fazla katı yağ alarak, 10 yılda en az 50 kilo şişmanlayacağımızı hesaplamış. Bunu eritmek için ise 350 bin kalori yakmak gerekir ki, bu da 700 saatlik bir spor salonu çalışması anlamına geliyor. Yine yapılan çalışmalar gösteriyor ki; sofrada alınan yağ her gün sadece 10 gram eksiltilirse bir yılda 4.7 kiloluk bir kayıp sağlanabiliyor. Bu da bizler için yalnızca ince ve estetik bir görünüm değil, aynı zamanda daha uzun bir ömür anlamına geliyor.

    BÜTÜN YAĞLAR AYNI DEĞİL
    Ancak, yaşamak için yağlara da ihtiyacımız olduğunu ve bütün yağların aynı olmadığını unutmamak gerekiyor. Vücut sağlığı için hayli gerekli olan vitaminleri (sadece yağda eriyebildiklerinden ve ancak yağlarla alındıklarında vücuda faydalı olduklarından) vücudumuza kazandıran, yine yağlardır. Yağları; doymuş yağlar, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar olarak üçe ayırıyoruz. Doymuş yağlar; et, süt, tereyağı ve yumurta gibi hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunuyor. Aşırı kullanımı kolesterol seviyesinin yükselmesine, dolayısıyla kalp hastalıkları riskinin artmasına neden oluyor. Ancak, zeytinyağı ve yer fıstığında bulunan tekli doymamış yağlar, bitkisel kaynaklı olup, kolesterol seviyesini düşürüyorlar. Çoklu doymamış yağlar ise Omega-3 ve Omega-6 olarak gruplanıyor ve sürekli sağlıklı bir yaşam için 'olmazsa olmaz' bir özellik taşıyorlar. Bu yağlar dengeli alındığında; kalp hastalıkları riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor, hücre yapılanması ve beyin gelişimine katkıda bulunuyor. Omega-3; kanda akışkanlığı sağlıyor, kolesterolün yükselmesini ve iltihabi hastalıkları engelliyor. Omega-6 ise kanın pıhtılaşmasına yardımcı oluyor, büyüme ve cilt için gerekiyor. İdeal kan dolaşımı ve vücut fonksiyonları için bu yağların dengeli bir şekilde tüketilmesi büyük önem taşıyor.

    OMEGADA DENGEYE DİKKAT
    Dünya Sağlık Örgütü; 1 gram Omega- 3 yağına karşılık, 2-4 gram Omega-6 yağı alınmasını öngörüyor. Bu dengenin bozulmaması gerekiyor. Dengenin Omega-6 lehine bozulması; kanı pıhtılaştırmanın yanı sıra, kolesterol plaklarının oluşumunu kolaylaştırıyor, alerjik ve iltihabi hastalıklara yol açıyor. Omega-3; retina, beyin ve sperm hücrelerinin işlevi açısından da son derece önemli. Eksikliği; retinada görme fonksiyonunun azalmasıyla sonuçlanıyor, ayrıca dikkat ve davranış bozukluklarına da neden olabiliyor. Omega- 3; ceviz, fındık, soya fasulyesi, lahana, ıspanak, brokoli, marul, keten tohumu, yağlı balıklar ve balık yağında zengindir. Omega-6 ise ayçiçeği, mısır, soya ve tahıllarda bulunuyor. Bütün bu anlatılanlardan şunu anlamak gerekiyor; bir zayıflama diyeti ile anti-aging diyetler çok farklı özellikler taşıyor. Size önerim; hayvansal kaynaklı yağ alımınızı gecikmeden ciddi biçimde kısıtlamanız.

    DR. ALİ KERİM DİLER






Beslenme ve Yaşam Haberleri

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Hazır Ürünlerde Salmonella Tehlikesi Nedir? Salmonella, gıda yoluyla bulaşabilen ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olabilen bir bakteri türüdür. Genellikle çiğ tavuk, yumurta

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Yetkililer, geri çağrılan partiye ait ürünlerin tüketilmemesini ve satın alınan markete iade edilmesini tavsiye ediyor. Ürünü tüketen ve mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı veya ateş gibi

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit Çay: Geleneksel Çay Lezzetini Modern Sofralara Taşıyan Marka Türkiye’de çay, yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, sohbetlerin ve misafirperverliğin en önemli parçalarından

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Son yıllarda kahve, yalnızca günlük tüketilen bir içecek olmaktan çıkarak sosyal bir deneyime dönüştü. Özellikle üçüncü nesil kahveciler, özel çekirdekler, filtre kahve demleme teknikleri, cold b

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone New York: Klasik İtalyan-Amerikan Mutfağının Sinematik Hali Carbone, New York’un en ikonik İtalyan-Amerikan restoranlarından biri olarak gastronomi dünyasında özel bir yere sa

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino denildiğinde akla yalnızca güçlü oyunculuk performansları değil, aynı zamanda klasik İtalyan-Amerikan yemek kültürü de gelir. Özellikle The Godfather ile hafızalara kazınan loş ışıklı r

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Asya sokak lezzetlerini modern sunum anlayışıyla bir araya getiren yeni nesil gastronomi markalarından biri olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda Türkiye’de yükselen Uzak Doğu mutfağı ilgisiyle birlikte

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Fest, klasik gastronomi festivallerinden farklı olarak sokak kültürü, müzik, sosyal deneyim ve modern şehir yaşamını aynı atmosferde bir araya getiren yeni nesil etkinliklerden biri

Almanya'da Baharat Alarmı: Hangi Ürünler Raflardan Toplatılıyor ve Tüketiciler Ne Yapmalı?

Almanya'da Baharat Alarmı: Hangi Ürünler Raflardan Toplatılıyor ve Tüketiciler Ne Yapmalı?

Almanya, tüketici sağlığını korumak adına Avrupa'nın en sıkı gıda güvenliği denetimlerine sahip ülkelerinden biridir. Federal Tüketiciyi Koruma ve Gıda Güvenliği Dairesi (BVL) ve lebensmittelwarnung.d

Menapozdayken kahvede mutlaka bunlara dikkat edin

Menapozdayken kahvede mutlaka bunlara dikkat edin

Menopoz Döneminde Doğru Kahve Seçimi: Hem Sağlığınızı Hem Formunuzu Nasıl Korursunuz? Menopoz, kadın vücudunda hormonların yeniden programlandığı, metabolizmanın yavaşladığı ve damar ile kemik sağlığ