Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Azalan östrojen depresif yapıyor

Azalan östrojen depresif yapıyor
  1. Sağlıklı beslenme ilkelerine uyarak ideal kilosunu koruyan, düzenli spor yapan, sigara ve alkolden uzak duran, mutlu bir birkiktelik sürdüren kadın menopozun yıkıcı etkilerine karşı sağlam durabiliyor

    Menopoz, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) önerdiği tanıma göre 'kadınlarda yumurtalık aktivitesinin yitirilmesi sonucunda menstrüasyonun, yani adet kanamalarının kalıcı olarak sonlanmasıdır. Menopoz sözcüğü Yunanca men (ay) ve pausis (sonlanma) sözcüklerinden köken almaktadır. Menopoz, aslında geriye dönük olarak tanımlanan bir kavramı vurgular. Eğer bu dönemdeki kadın 1 yıl süreyle adet görmemişse, gördüğü son adete menopoz denilir ve kadın için "menopoza girmiş" söylemi kullanılır. Bu andan sonraki döneme postmenopozik devre, önceki döneme premonopozik devre adı verilir. Menopoz, yumurtalıktaki foliküllerin tükenmesi sonucu kendiliğinden adet görme işlevinin durması olarak veya son adet diye tanımlanabilir.
    Yumurtalıklarda yetmezlik başladıktan sonra menopoza kadar olan süreye premenopoz denir. Bu süre yaklaşık 8 yıldır. 3 yıl öncesi ile 1 yıl sonrası geçen süreye ise perimenopoz denir. Bu andan yaşlılık sınırı olarak kabul edilen 64 yaşa kadar geçen dönem ise "postmenopoz" olarak isimlendirilir.

    YÜZ KADINDAN 4'Ü ERKEN GİRİYOR
    Kadın hayatında 3 türlü menopoz olduğuna dikkat çeken Profesör Doktor Erdoğan Ertüngealp, "40 yaşından önce menepoza girilmesi "erken Menopoz" ya da "Prematür Menopoz" olarak adlandırılır ve bu grup, tüm menopozların yaklaşık yüzde 4 kadarını oluşturur. Adet kanamaları devam etmekte olan bir kadında herhangi bir nedenle yumurtalık işlevleri durdurulursa, bu duruma "İyatrojenik menopoz" denir. Bu olay ya cerrahi olarak yumurtalıkların çıkartılması (cerrahi menopoz) ya da radyasyon veya kemoterapi sonucunda oluşabilir.
    Dünya genelinde menopoz için kesin bir yaş belirlemek olası değildir. Ancak çeşitli çalışmalarda 45-54 yaş arasında olduğu bildirilmiştir. Fakat bu rakam çeşitli ülkelere göre küçük değişimler gösterebilmektedir. Ülkemiz için menopoz yaşı çeşitli yayınlarda 46-48 olarak bildirilmiştir" diyor.

    ATEŞ BASMASI
    Bu yaştaki kadınların en büyük şikayeti vücudun üst yarısı, kollar ve yüzde ani başlayan ateş basması hissi ve ardından terlemedir. Bu durum 2-4 dakika süren nöbetler halinde gelir ve sıklığı ortalama 5-20 günde birdir. Belirtiler olguların yüzde 75'inde 1-5 yıl sürmekle birlikte yüzde 20'sinde 5-10 yıl, yüzde 10 kadarında ise 10 yıldan uzun süre devam edebilir. Nöbetler esnasında damar genişlemesi meydana gelir ve bu olay deride renk kızarıklığı ve ateş basması hissi şeklinde yansır. Bu esnada vücut ısısı hafif artış gösterir. Nöbeti takiben merkezi ısıda hafif bir düşme ortaya çıkar ve kadın bunu ürperme, üşüme şeklinde algılar.

    CİNSELLİK ETKİLENİR
    Kadında östrojen hormonun sıfıra inmesiyle, aynı yaştaki erkeğe göre büyük sıkıntılar oluşur. Bu dönemde meydana gelen hormonal ve biyolojik değişimler, cinsel işlevi yakından etkilemektedir. Yapılan poliklinik çalışmalarına göre 50 yaş ve üzeri kadınlardaki cinsel yakınmaların, daha genç yaş gruplarına göre anlamlı şekilde fazla olduğu bilinmektedir. Östrojen ve androjen azalmasına bağlı olarak biyolojik merkezi güçlükler yaşanabildiği gibi, bu tablonun daha ağır olanı, depresyon, anksiyete, kronik stres ve uykusuzluk şeklinde ilerler. Erotik rüyaların, fantazilerin, ani zihinsel düşüncelerin sayısında ve dokunma duyusu ile gelişen cinsel uyarılarda azalma ortaya çıkar. Postmenopozal kadınların yüzde 35 kadarında bu duyunun azaldığı, özellikle 2 hassas nokta olarak kabul edilen meme başı ve klitorisin uyarılma eşiğinin yükseldiği bilinmektedir. Cinsel duyudaki uyanmanın güçleşmesi, orgazm güçlükleri, cinsel ilişki sonrası hayal kırıklığına uğrama hissini doğurmaktadır.

    Kalp damar hastalıkları riski artar
    Kalp-damar hastalıkları, ilk bakıldığında kadınlardan çok erkekleri ilgilendiren bir hastalık grubu olarak düşünülmektedir. Ancak olayı bir hastalık değil de ölüm nedeni olarak kabul edersek, her iki cins için de ölüm sebepleri arasında önemli bir yer tutmakta olduğunu görebiliriz. Kadınlarda her ne kadar koroner kalp hastalıkları görülme oranı göreceli olarak düşük olsa da yaşla birlikte belirgin bir artış gözlenmektedir. Örneğin 55-59 yaş grubundaki kadınlarda Kroner kalp hastalığı görülme oranı, 30-34 yaşa oranla 50 kat daha fazladır. Temel olarak kabul edilen genetik farklılıkların haricinde kalp-damar hastalıklarına sebep olabilecek risk faktörlerinin başlıcalarını şu şekilde açıklamak mümkündür:

    Obezite
    Hipertansiyon
    Diabetes mellitus (Şeker hastalığı)
    Sigara kullanımı
    Aile hikayesi

    Kanla ilgili faktörler ve homosistein (homosistein insan vücudunun ürettiği bir aminoasit olup vücudumuzda sentez edilerek oluşturulan birçok maddenin yapıtaşı olarak kullanılmaktadır, yüksek düzeyde homosistein konsantrasyonu koroner kalp hastalıklarının oluşumundaki etkenlerden biri olarak belirlenmiştir)
    Hareketsiz yaşam şekli
    Menopoz sonrası östrojen eksikliği

    Kemik kaybının yüzde 75'i bu dönemde görülür
    İnsanlarda yaklaşık 30-35 yaşlarında tamamlanan doruk kemik kütlesi, bu yaşlardan sonra ırksal ve coğrafi özellikler, kötü beslenme, hareketsizlik, endokrin ve metabolik hastalıklar, sigara ve alkol kullanımı gibi bir çok genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak bağlı olarak değişen hızlarda azalmaya başlar. Belirli bir eşik düzeye indiğinde ise kemik erimesi ve kırılma riskine girer. Östrojen düzeylerindeki azalma, kadınların erkeklere oranla daha erken yaşlarda bu sınıra gelmelerine neden olmaktadır. Kadının yaşamı boyunca görülen toplam kemik kaybının yüzde 75'i menopoz sonrası dönemde meydana gelir ve postmenopozal 15-20 yıl içerisinde total vücut kemik kütlesi yaklaşık yüzde 30 oranında azalır. Düşmeler ve hafif travmalar sonucu oluşan kırıklar, 60 yaşındaki bir kadında 35 yaşa göre yaklaşık 10 kat daha fazladır. Düşmeye bağlı bu kırıkların artışındaki nedenler arasında östrojen azalmasının direk kemik doku üzerindeki olumsuz etkisi kadar önemli olan bir diğer noktanın da, menopozdan sonra görülen ve yine östrojenin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan denge, görme sorunlarının olduğu akıldan çıkarılmalıdır.

    Belirtiler isteksizliklik olarak algılanmamalı
    İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır, "Kadınların büyük çoğunluğu yavaş yavaş ve doğru şekilde uyarıldıklarında vajinal ıslaklıklarını hemen hemen hiç kaybetmezler. Ancak menopoz sürecinde yaşanan vajinal kuruluk, kadının ve eşinin kolaylıkla yanlış yorumlamalarına yol açabilecek bir belirtidir. Çünkü eşler tüm cinsel yaşamları boyunca vajinal ıslaklığın derecesine bakarak kadının uyarılma derecesini saptamaya alışmışlardır. Eşlerin büyük çoğunluğu için kuruluk eşittir cinsel istek yoksunluğudur. Böyle bir yanlış bilgi her iki tarafın da cinselliği başlatmasını engelleyebilir" dedi.

    Vajinal kurulukla nasıl başedilir?
    * Jeller veya suda çözülen kayganlaştırıcılar kullanılabilir.
    * Sık cinsel aktivite, östrojen düzeyini ayarlamaya yardım eder ve östrojen yapımını arttırır.
    * Beslenmeye soya ürünleri ilave edilebilir.
    * İdrar söktürücü, alkol, kafein gibi vücuttaki ince derileri kurutan maddelerden mümkün olduğu kadar uzak durmak gerekir. Bu maddeler vajina çevresini de kuruturlar.
    * Mutlaka günde 7-8 bardak su içilmelidir.
    * Östrojen içeren kremler kullanılmalıdır. Doğal, bitkisel kökenli östrojen kremleri vardır.
    * Hormon Replasman Tedavisi (HRT) sorunu çözebilir.



Beslenme ve Yaşam Haberleri

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali Festivali

Eskişehir Kahve Festivali 2026, kahve tutkunlarını, yerel markaları, baristaları ve müzikseverleri bir araya getiren keyifli etkinliklerden biri olarak 5–6–7 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Es

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali 2026

Çanakkale, 2026 yılında gastronomi tutkunlarını yeniden önemli bir lezzet buluşmasında ağırlamaya hazırlanıyor. 4. Uluslararası Çanakkale Gastronomi Festivali, 6–7 Haziran 2026 tarihlerinde Çanakkale’

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Salmonelle Almanyada Bir Üründe Daha Bulundu

Hazır Ürünlerde Salmonella Tehlikesi Nedir? Salmonella, gıda yoluyla bulaşabilen ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olabilen bir bakteri türüdür. Genellikle çiğ tavuk, yumurta

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Reeva tavuk aromalı hazır noodle ürününün de ki tehlike

Yetkililer, geri çağrılan partiye ait ürünlerin tüketilmemesini ve satın alınan markete iade edilmesini tavsiye ediyor. Ürünü tüketen ve mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı veya ateş gibi

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit çay Karadenizin eşşsiz lezzeti

Yiğit Çay: Geleneksel Çay Lezzetini Modern Sofralara Taşıyan Marka Türkiye’de çay, yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, sohbetlerin ve misafirperverliğin en önemli parçalarından

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Kahve Etkinlikleri Neden Bu Kadar Popüler?

Son yıllarda kahve, yalnızca günlük tüketilen bir içecek olmaktan çıkarak sosyal bir deneyime dönüştü. Özellikle üçüncü nesil kahveciler, özel çekirdekler, filtre kahve demleme teknikleri, cold b

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone Newyork Dubai London Miami

Carbone New York: Klasik İtalyan-Amerikan Mutfağının Sinematik Hali Carbone, New York’un en ikonik İtalyan-Amerikan restoranlarından biri olarak gastronomi dünyasında özel bir yere sa

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino Vibe: İtalyan Yemekleri, Sinema Estetiği ve Unutulmaz Restoran Atmosferi

Al Pacino denildiğinde akla yalnızca güçlü oyunculuk performansları değil, aynı zamanda klasik İtalyan-Amerikan yemek kültürü de gelir. Özellikle The Godfather ile hafızalara kazınan loş ışıklı r

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Soul Asian Street Food Kore lezzetleri

Asya sokak lezzetlerini modern sunum anlayışıyla bir araya getiren yeni nesil gastronomi markalarından biri olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda Türkiye’de yükselen Uzak Doğu mutfağı ilgisiyle birlikte

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Festivali 17 mayısta Bornovada

Sanayi Street Food Fest, klasik gastronomi festivallerinden farklı olarak sokak kültürü, müzik, sosyal deneyim ve modern şehir yaşamını aynı atmosferde bir araya getiren yeni nesil etkinliklerden biri