Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Domatesin memelisini, patatesin içi karalısını, biberin etlisini yeme

Domatesin memelisini, patatesin içi karalısını, biberin etlisini yeme
  1. Domatesin içi boşu, sivri memelisi, ortası beyaz - sert olanı, biberin büyük ve aşırı etlisi, hıyarın bir ucu kalın diğeri ince, içi süngerimsi olanı, patlıcanın şekilsizi, yapışık ikizi, süngerimsi olanı, patatesin şekilsizi, içi kararmışını yeme...

    Hormonlu gıda tartışması yine alevlendi. Sıra henüz tenya, solucan gibi asalakların yumurtalarını taşıyan yeşilliklere gelmedi. Hormonlu gıdaların reytingi düşünce, inşallah sıra ötekilere de gelecek..

    Hormonlu sebze ve meyvelerin farkına varan ilk gazeteci olduğumu rahatlıkla iddia edebilirim. 1986 veya 1987 yılıydı. Tozkoparan'daki evimden Beyazıt'taki Güneş Gazetesi'ne gidip gelirken Topkapı'daki seyyar satıcıların arasından geçerdim. Bir gün domatesler dikkatimi çekti. Üç tekerlekli seyyar arabalarında satılan domatesler bir tuhaftı. Domateslerden sivri sivri memeler çıkmıştı. Birkaç gün sonra Güneş Gazetesi'nin sabah toplantısına elimde üç tane domatesle girdim. Haber toplantısında, Yayın Yönetmenimiz Güneri Civaoğlu'nun 'Sende ne var, sende ne var?' sorgulamasında, sıra ekonomi servisine gelince, domatesleri masaya koyarak 'Bende memeli domatesler var' dedim.

    Herkes gülmeye başladı. O gün derdimi anlatıp amirlerimi ikna edemediğim için Türkiye'nin ilk 'hormonlu domates' haberini çok daha sonra yazabildim. Memeli domateslerden sonra sıra hıyarlara, patlıcanlara geldi. Tüm zerzevat hormona bulandı. Okuyucu sıkılınca hormonlu gıdalar reyting yapmaz oldu. Geçen yıl, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile uğraştıktan sonra bu yıl sıra yine hormonlu gıdalara geldi. Emekli kabzımal Toroğlu, 'Hıyarlar, Antalya'dan İstanbul'a gelene kadar yolda iki santim uzuyor' diye fizik ve kimya kanunlarına aykırı bir laf edince hormonlu gıdaların reytingi yükseldi. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Ali Coşkun, Erman Toroğlu'na bu nedenle madalya takarak 'Aferin' dedi. Ben de modaya uydum. Taa Odalar Birliği Başkanlığı'ndan tanıdığım Ali Coşkun'dan 'belki ben de aferin alırım' diyerek bu hafta hormonlu gıdaları yazdım.

    Tarım ilacı konusu
    Sebze ve meyve üretiminde, kısaca 'hormon' dediğimiz bazı ilaçlar kullanılıyor. Bunlar, kış aylarında sebzelerin çiçekleri soğuktan meyve tutmadığı için daha çok seralarda kullanılıyor. İlk yıllarda, hormon kullanımında acemi olan köylülerimiz, ölçüyü kaçırdıkları için memeli domatesler, çift patlıcanlar pekçoktu. Köylülerimiz, zamanla çiftçileşerek hormonu adabıyla kullanmayı, hatta bombus arısı ile serada hormonsuz sebze üretmeyi öğrendiler.
    Köylüler değil ama çiftçiler, aşırı hormonun bitkiye zarar vererek verimi azalttığını biliyorlar. Bu nedenle artık çarşı pazarda çatallı hıyar veya patlıcan görmüyorum. Aylardır sorup soruşturuyor, internette debeleniyorum. Hormonun insan sağlığına nasıl zarar verdiğini anlatan bilimsel bir kanıt bulamadım. (Sizde varsa gönderin) Bilimsel kanıt yok ama uçuk sitelerde, hormonu atom bombasından daha tehlikeli bir öcü olarak gösteren dedikodular var. SETBİR Başkanı Erdal Bahçıvan, Tempo Dergisi'ne yaptığı açıklamada, "Yediğimiz gıdalar içinde hormon çok kibar kalıyor" demiş. Bahçıvan açıklamamış ama ben açıklıyorum; Yaş sebze - meyvede en önemli tehlike tarım ilacı kalıntısı. Kuru sebze - meyvelerde ise aflatoksin en büyük bela. Tabi marul, maydanoz gibi yeşilliklerdeki tenya, solucan vb. asalakları da unutmamak gerek.

    Tarladan sofraya güvenlik
    AB marketleri, tarladan sofraya gıda güvenliği için EUREPGAP sistemini oluşturdu. Bu sistem, tarladan sofraya kadar her türlü gıdayı kayıt altına alıyor. AB marketleri, bu sistemle yaş sebze - meyve ya da işlenmiş gıdalarda sağlığa zararlı bir şey bulurlarsa, tarlaya kadar giderek hesap soruyorlar. Bizim marketlerin çoğu kayıtdışı çalıştığı için böyle işlerle uğraşmıyorlar. Gıda güvenliği konusunda yetkili ve sorumlu olan Tarım Bakanlığı'nın ise neyi ne kadar denetlediği belli değil. Yeşilliklerdeki asalak (parazit) tehlikesine dikkati çeken Prof. Dr. Bülent Evliya'yı şimdilik bir yana bırakarak bakalım diğerleri ne diyor?
    Çukurova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sevgi Paydaş, iri olan sebze ve meyvelerin hormonlu olduğu yolunda halk arasında yaygın olan kanının doğru olmadığını söylüyor. Çilekte iriliğin hormondan değil, genetik yapıdan kaynaklandığını belirten Prof. Paydaş, "Çilekte hormondan değil, zirai ilaçtan korkun" diyor.

    Köylünün insafına kaldık
    Paydaş şöyle konuşuyor:
    "Türkiye' de zirai ilaçların dozunda kullanımı konusunda yeterince denetim yapılmıyor. Tüketici, üreticinin insafına bırakılıyor. Kabuksuz meyve olan çilek, diğer sebze ve meyvelerden çok daha bol suyla yıkandıktan sonra tüketilmeli. Çünkü zirai ilaç, kabuk olmadığı için çileğin içine geçebilir. Zirai ilaç kullanımı konusunda etkin denetim yapılmalı, caydırıcı yasal uygulamalar getirilmeli. Zirai ilaçlar dozunda kullanıldığında ve kullanım ile tüketim arasında gerekli süreye uyulduğunda, insan sağlığına bir zararı olmaz."
    Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şebnem Ellialtıoğlu ise "Yaygın inanışın aksine domates, kabak ve patlıcan dışında hormon kullanılmaz" diyerek şunları söylüyor:

    "Zirai ilaç kalıntısı sorununun çözümü için, üreticiler bilinçlendirilmeli, Tarım Bakanlığı denetim mekanizmalarını kuvvetlendirmeli. Soğuk kış aylarında, seralarda döllenmeyi sağlamak amacıyla, hormon olarak nitelendirilen 'bitki gelişimi düzenleyicileri' kullanılır. Bitkiler çiçek aşamasında iken, solüsyon şeklindeki hormonlar püskürtülür. Meyveler, bu olaydan 50 - 60 gün sonra olgunlaşana kadar hormonlar parçalanır. Genetik biliminin amacı, daha büyük, daha dayanıklı ve daha çok ürün elde etmektir. Bu çalışmalar sonucunda yeni sebze meyve çeşitleri ortaya çıkıyor. Alıştığımızdan daha iri ve şekli bozuk her sebze meyveye hormonlu demek, genetik bilimine ihanettir."

    Buna karşın, yine de özellikle domateste hormon kullanımında doz aşımı olması halinde, sebzenin içinin boşaldığını ve ucunda meme şeklinde bir uzantı oluştuğunu anlatan Prof. Ellialtıoğlu, tükecilerin bu görüntüye sahip domatesleri almaması gerektiğini söylüyor.

    Uzmanından uyarılar Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Doç. Dr. Mehmet Babaoğlu, hormonlu sebze ve meyveleri tanımanın yollarını anlattı:

    DOMATES: Kestiğimizde içi boş olur, uçlarında sivri memeler oluşur. Etinin ortasında beyaz, sert bir tabaka görülür.

    BİBER: Aşırı büyük ve etli görülür. Çekirdek evi boş olur. Etli kısmında sertlik oluşur.

    HIYAR: Şekilsiz, bir ucu kalın diğer ucu ince veya yan yana yapışık olur. İçi sünger gibi, çekirdek evi koftur, bazen çatallı olur.

    PATLICAN: Şekilsiz olur. Çift ürünler ve sünger gibi kofluklar oluşur.

    PATATES: Şekilsiz patates yumruları yapışık olur. Yumru ve şişkinlikler görülür. İçinde kararmalarda olur.

    KARPUZ: Çekirdek yeri boştur. Nişasta kokusu vardır.

    ÇİLEK: İriliği her zaman hormondan olmaz. Çilekte hormondan değil, zirai ilaçtan korkun. Çok bol suyla yıkandıktan sonra tüketilmeli. Çünkü zirai ilaç, kabuk olmadığı için çileğin içine geçebilir.

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?