Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Bebeklere müzigin etkisi

Bebeklere  müzigin etkisi
  1. Ayça Tekin Keleşoğlu’nun kurduğu Baby Symphony de okulöncesi eğitimde bir ilk yaşanıyor 4ay -4 yaş arasındaki çocuklara klasik müzik eğitimi. Müziğin insan beyninin en hızlı geliştiği döneme katkısı tartışılmaz ama bunu bu genç beyinlere sunabilmek ve beğeni kazanıp devamlılığını sağlamak bir uzmanlık alanı.

    Doğumdan birkaç gün sonra ,bebeğinizin duyacağı bir ses,onun kafasını o yöne doğru çevirmesini sağlar. İşte bu da müziğin ne kadar doğal bir yapıda algılandığının ispatıdır. Bebeklere sadece müzik dinletmek , onların rahatlamasına yardımcı olabilir. Ama bir de müzik eşliğinde yapılacak bilinçli aktiviteler , hem annenin bebeğini tanımasına hem de bebeğin annneyle arasındaki bağın güçlenmesine yardımcı olacaktır.

    Baby Symphony, 4 aydan 4 yaşa çocuklara yönelik okul öncesi temel müzik eğitimi vermeyi hedefliyor. Çocuklara, senfoni orkestrasındaki enstrümanlar , bir temaya bağlı olarak tanıtılıyor. Canlı piyano eşliğinde yapılan eğitim , çocukların doğru gürültüye (müziğe) alışmalarını ve çok küçük yaşta kendi müzik seçimlerini yapabilmelerini hedefliyor. Bu yaşlardaki çocuklara hem görsel hem işitsel hem de fiziksel aktivitelerle yaklaşılıyor.

    Çocuklara değişik enstrümanlar gösterilip dinleterek ve dokundurularak gerek ritmi hissetmelerini gerekse de farklı sesleri duymaları sağlanıyor. Ayrıca enstrümanların çalınma şeklinden kaynaklanan farklılıklar da görsel olarak çocuklar tarafından algılanıyor.

    Her yaş için yapılan aktiviteler değişiyor. Çocuklar yaş gruplarına göre ayrıldıktan sonra , her yaşa kendi algılama seviyesine göre bir eğitim veriliyor. Bebek gruplarına ( 4 aydan 12 aya kadar) veliye bağlı bir eğitim uygulanıyor. Bebeklerin elle kavrama yeteneklerini ve gözle takibi güçlendirici aktiviteler ingilizce çocuk şarkıları eşliğinde yapılıyor.

    İngilizce şarkıların kullanılma sebebi, 4 ay 4 yaş grubundaki çocuklara söylenen şarkının dilinin önemi olmadığı ve görselliğin çok daha baskın oluşu. Dolayısıyla ingilizce çocuk şarkıları, çocukların ana dillerini öğrenmede herhangi bir sıkıntı yaratmıyor. Lakin gözle gördükleri haraketleri müzikle hemen birbirine bağlayıp bir daha aynı şarkıyı veya melodiyi duyduğunda (hangi dil olursa olsun) aynı tepkileri verebiliyorlar.

    Bir yaş altı çocuklarda (bebek) , üflemeyi öğretici değişik aktiviteler uygulanıyor. Uygulanılan bu metod ile 9 ay gibi erken zamanda çocuklar üflemeyi öğreniyorlar.

    Bir yaş üstü çocuklarda ise daha çok aktiviteler görsel olarak, büyük haraketlerle yapılıyor. Çocukların dikkatlerini bir noktaya toplayabilmek için faklı müzik temaları ve ritimler seçiliyor. Çoğunlukla zıt hareketler örneğin; eller yukarı veya aşağı, yerde top yuvarlama veya havaya zıplatma.... v.b, ve buna bağlı olarak da zıt müzikler kullanılıyor.

    Yapılan aktivitelerde, çocuklar için özel üretilmiş değişik enstrümanlar uygulanıyor. Uygulamalar kısa süreli olup , tekrarlar, değişik enstrümanlar üzerinde yapılıyor. Yapılan her aktivite , ders içinde muhakkak bir kaç defa tekrarlanıyor. Bu da çocukların zihninde kalıcılığı sağlıyor. Ayrıca el ve göz koordinasyonunun güçlenmesi için her ders bir (gerçek) enstrüman çocuklara tanıtılıp dokundurularak hem sesini dinlemelerini hem de görsel veya dokunarak ne olduğunu kavramaları sağlanıyor. Aynı anda çocuklardan hem enstrümana dokunmalarını dolayısıyla hissetmelerini hem de enstrümanına göre ya tuşlara baslamarını ya da bizimle beraber çalarak uygulamaya katılmalarını istiyoruz. Bu da onların her iki aktiviteyi beraber yapmalarına yardımcı oluyor (koordinasyon).


    2 yaş ve üstü çocuklarda ise programa bir hikaye giriyor.Bu şekilde çocukların çok kısa da olsa konsantre olmaları sağlanıyor. Bu yaş eğitim (2 ve üstü) çocuklar ile kurulan diyalog birebir şeklinde ilerliyor. Bu şekilde çok daha hızlı bazı kavramlar oluşturulabiliyor örneğin ne zaman sessiz olmaları veya ne zaman gürültü çıkarmaları, veya ne zaman dinleyip ne zaman uygulamaları gerektiği gibi. Ayrıca çocuklara bazı müzik terimleri de aktiviteye bağlı öğretiliyor.Örneğin PRESTO kelimesi çocuklara, çok hızlı koşan bir fare şeklinde öğretiliyor.Bu bir şarkıyla betimlenip, aktiviteye dönüştürülüyor.Böylece bir daha PRESTO kelimesi ile karşılaşan çocuklar hızlı koşan bir fareyi düşünüyorlar.Bu da çocukların hem hayal gücülerini kuvvetlendiriyor hem de fare sayesinde ömrünün sonuna kadar PRESTO kelimesinin ne olduğunu unutmamalarını sağlıyor.


    Bu veya farklı yapılan her yaş aktivitede müzik bir rahatlatıcı unsur olarak kullanılıyor.Bazen hızlı, canlı ; bazen de yavaş ve gizemli ama en küçük beyinlere bile hitap edebilecek şekilde.


    Eğlendirici ve eğitici olarak, yeter ki onlara nasıl ulaşacağımızı bilelim.


    Ayça Tekin Keleşoğlu, Baby Symphony

    4)Bebek/cocuk gelisiminde anne-babanın etkisi

    0 – 4 ay arasındaki bebeğinize oyuncak secerken büyük, hareketli, renkli ve ses çıkaran oyuncakları tercih edin. Bu özelliklerde ki oyuncakları bebeğin görebileceği şekilde yerleştirdiğinizde gözleriyle oyuncağı takip ettiğini , çıkan sesleri dinlediğini , elleriyle yada ayaklarıyla tepki verdiğini hatta dudaklarını uzatarak sesler çıkarttığını farkedeceksiniz.
    Bebekler tiz sesleri çok çabuk algıladıklarından ve hoşlandıklarından bebeğinizle heyecanlıymış , şaşırmış , çok eğlenmiş gibi konuştuğunuzda sizi görmese bile hemen sizin farkına varacak ve size gülümsemesiyle tepki verecektir.Hatta gülümsemelerine çığlıklarda eşlik edebilir.

    Bas ( kalın ) ve sabit sesler bebeklerin gevşemelerine ve sakinleşmelerine yardımcı olur. Elektrikli süpürge makinesini , çamaşır makinesini bebeğinizin yanında çalıştırmaktan çekinmeyin. Arabada giderken bebeklerin nekadar sessiz sakin ve uykulu olduklarını hatırlarsanız evdeki küçük makinelerinde bebeğinizi rahatsız etmediğini farkedebilirsiniz.

    Bebeğinize çıngırak salladığınızda , ona dikkatini bir noktaya toplamayı öğretmiş olursunuz. Çıngırağı kendiniz salladıktan sonra bebeğinize tutturup sallamasına yardımcı olun.Ona çıngırağın sallanarak ses çıkartan bir alet olduğunu da öğretmiş olursunuz. Böylelikle bebeğiniz eğlenirken sebep – sonuç kavramıyla da karşılaşmış olur.
    Hamilelik döneminde bebeğinizle bol bol konuşun.Bebeğinize huzur verecek sakin veya eğlenceli şeyler okuyabilir yada anlatabilirsiniz. Bebeğiniz içinde bulunduğu sıvı yüzünden sesinizi gurultular halinde boğuk bir şekilde duyacaktır ama doğumdan sonra suyun içindeki frekansların yaratmış olduğu titreşimler sayesinde sizi hemen tanıyacaktır.

    İstenmeyen gebeliklerdeki annenin söylediği sözlerle henüz mercimek kadar olan bebeğinizin huzursuz olduğunu unutmayın.Siz olumsuz düşünüp olumsuz şeyler söylediğinizde, düşüncenizdeki ve sesinizdeki frekans bebeğinizi olumsuz etkileyecek ve “BEN İSTENMİYORUM” u yaşatacaktır. İyi şeyler düşündüğünüzde ve söylediğinizde ise kendinin istendiğini ve güvende olduğunu hissedecektir.Unutmayın planlı gebelik hem sizin sağlılığınız hemde doğacak bebeğinizin kimliğinde olumlu yönde etkili olacaktır.
    İlk 8 ayda bebeğinizi karşınıza alıp yüzünüzle abartılı mimikler yapabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp açabilir, ağzınızı kocaman açabilir , dişlerinizi tıkırdatabilir ,dudaklarınızı öpücük gibi uzatabilir , dilinizi çıkartabilirsiniz.Bebeğiniz gözleriyle sizi takip edecek , elleriyle mimiklerinizi yakalamaya çalışacak ve sizi taklid edecektir. Hem eğlenceli vakit geçirmiş olacak hemde organlarını ve kendi mizacını keşfetmiş olacak.

    Kitap okumak hem bebeğinizle karşılıklı iletişim kurmanıza hemde bebeğinizin konuşmasına yardımcı olacaktır. Büyük resimli , kısa cümleli kitapları tercih edin. Okurken resimleri parmağınızla göstererek farklı seslerle kitaptaki kahramanları konuşturabilirsiniz. 5 aydan itibaren bebeğinizin sizinle birlikte parmağını kullandığına tanık olacaksınız.

    Bebeğinizle konuşurken onun yüzüne bakarak , göz teması kurarak konuşun.Böylelikle ağız hareketlerinizi takip edebilir ve sizi taklit etmeye çalışabilir.Konuşmaya atılan ilk adımlardan biri sizin dudak hareketlerinizi takip etmesidir.
    Bebeğiniz kaç aylık yada kaç yaşında olursa olsun onunla konuşurken size sözlü yada sözsüz tepki verebilmesi için sabırlı olup birkaç saniye bekleyin. Konuşmasını bölmeden dinleyin böylelikle hem kendinin farkında olunduğunu hisseder hemde konuşmak için uygun sesi yada kelimeyi bulmuş olur.

    Bebekler tekrarları çok severler ve tekrarlar sayesinde öğrenirler. Birşeyi yapmasını veya bir kelimeyi öğretmek istediğinizde sık tekrarlayarak ve mümkünse somut olarak göstererek sergileyin. Kelimeyi yada komutu öğrenirken sizin tepkilerinizide öğrenirler ve unutmayın bebeklerin en çok sevdiği şey ebeveynlerinin onlara karşı gösterdikleri tepkileridir.

    0 – 5 yaş arasındaki çocuklarınıza bol bol tekerleme söyleyin. Tekerlemeler sayesinde ritm duygusu ve düzgün konuşma yeteneği gelişir.
    Bebeğiniz ilk aylarda sesli harfleri çok güzel çıkartabilir ve bu harfleri çığıklar atarak tekrarlamaktan çok keyif alabilir. Kendi seslerini duymak onları çok mutlu eder. Onları heyecanlandıracak , mutlu edecek oyuncaklar yada oyunlar kurarak kendi seslerini keşfetmelerine yardımcı olabilirsiniz.

    Bebeğinize sonunda gıdıklanacağı yada “CCEEEE” yapabileceğiniz şarkılar söylediğinizde bebeğiniz büyük bir sabırla sizi bekleyecek ve tekrar tekrar yapmanızı isteyecektir.Bebeğiniz hem eğlenecek , hem de takip yeteneğini geliştirerek yeni bir oyun veya şarkı öğrenmiş olacak.

    Bebeğinizin hoşuna gidecek bir şarkı bulun ve ona söyleyin. Söylerkende şarkının ritmine göre onu kucağınızda sallayın yada dizlerinize oturtup zıplatın. Birkaç kez bunu tekrar ettiğinizde artık bebeğiniz bu şarkıyı duyduğunda şarkının ritmine göre dansını gösterecektir.

    Bebekler 6 aydan itibaren ebeveynlerinin dışında da yakınlarını tanımaya başlar. Bu anlamda bebeğinizi bol bol anneanne , babaanne , dede , teyze , hala , dayı , kuzen.....gibi yakınlarıyla biraraya getirip sosyalleşmesine destek olun. Çünkü bu sosyalleşme ileri aylarda yabancılaşmaya yerini bırakabilir , bebeğiniz kendini çekingen , utangaç ve huzursuz hissedebilir. Yabancı kaygısını en aza indirmek için yakın çevre ile ilişkiler bebeğinizin sosyal hayatı için oldukça önemlidir.

    Bebeğiniz çok minik şeyler yaptığında dahi onu övün ve “Aferin!” diyin. Bu bebeğinize güven verir ve öğrenmeye teşvik eder.

    Birden fazla çocuğa sahip iseniz çocuklarınızı asla birbirleriyle kıyaslamayın. Biri müziği çok severken diğeri hiç ilgilenmeyebilir.Sizin yapacağınız kıyaslama çocuğunuzu istediğiniz yere çekmez daha çok itecektir. Herbir çocuğun kendine ait karakteri ve davranış biçimi olduğunu unutmayın.

    Bebeklerinizi küçük aylardan itibaren başka bebeklerle tanıştırın. Özellikle ikiz ebeveyni iseniz bunu çok sık yapın. Çocuklar ikiz kardeşlerini aynı zamanda arkadaşları olarak benimsediklerinden ikizlerinin dışında da arkadaşlıklar kurarak sosyalleşmelerine , kendi benzerliklerini ve farklılıklarını bulmalarını destekleyin.

    6 - 9 ay arası bebekler çok hızlı değişiklikler gösterirler. Örneğin desteksiz kendi başlarına oturabilir , yuvarlanabilir , sürünebilir , emekleyebilir , bir oyuncağı yada nesneyi almak için uzanabilir , bir elindeki nesneyi diğer eline geçirebilir , yemeği ağzına götürebilir , beğenmediği bir yemeği tükürebilir.Bu belirtiler bebeğinizin normal gelişime işarettir.

    Bebeğiniz kaç ay olursa olsun ona başından başlayıp ayak uçlarına kadar parmaklarınızla bilgisayar klavyesi kullanır gibi masaj yapın. Bu arada “pıtır patır pıtır patır” yada “şakır şıkır şakır şıkır” gibi yağmur sesi yapabilirsiniz. Bebeğinize hem masaj yaparak rahatlama imkanı verirsiniz hemde yağmuru öğretirsiniz.

    Bebeğinize renkli minik bir piyano ,silafon , flüt yada mızıka alabilir ; onlarla bebeğinizin duymaya alışık olduğu bir melodiyi çalarak ilgisini çekebilirsiniz. Elinizden sabırsızlıkla alıp çalmaya çalışacaktır.


    Baby Symphony

    Ayça Keleşoğlu

    aa@babysymphony.com

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?