Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Osteoporoz ve Beslenme

Osteoporoz ve Beslenme
  1. Osteoporoz büyük ölçüde önlenebilen bir hastalıktır. Kuşkusuz önlemlerin başında beslenme vardır. Gerektiği gibi bir diyet uygulanması hastalığın riskini büyük ölçüde azaltacaktır.

    Osteoporoz büyük ölçüde önlenebilen bir hastalıktır.

    _ Diyetinizde küçük değişiklikler yaparak, kırılgan kemikleri ve gelecekteki kırıkları önleme yönünde uzun bir yol alabilirsiniz.
    _ Beslenmenin kemik sağlığı üzerinde öylesine güçlü bir etkisi vardır ki, daha iyi kemiklere sahip olmak amacıyla yediklerinize dikkat etmek için asla çok geç ya da
    çok erken değildir. .

    Diyetiniz ve beslenme durumunuz hormon dengenizi ve kemik sağlığınızı birçok biçimde etkileyebilir.
    Pek çok kişi yüksek bir kalsiyum diyetinin öneminin farkındadır, ancak diğer birçok faktör de rol oynamaktadır

    KEMİKLERİNİZİ GÜÇLENDİRİN

    Osteoporoz riskiniz ile diyetin iz arasındaki en önemli bağlantılar aşağıdakilerin miktarıyla ilişkilidir:

    _ Besinlerinizde bulunan doğal bitkisel hormonlar (bitkisel östrojenler) _ esansiyel yağ asitleri
    _ Doymuş yağlar
    _ Lifli gıdalar
    _ Proteinli gıdalar
    _ Vitamin, mineral ve eser elementler


    DOĞAL BİTKİSEL HORMONLAR

    _Pek çok bitki, insan vücudunda zayıf, hormon benzeri bir etkiye sahip olan doğal kimyasallar içerir.
    _Bitkisel-östrojenler ve bitkisel-progesteronlar olarak bilinen bu bitkisel hormonlar menopozdan sonraki yakınmalara (Sıcak basmaları, gece terlemeleri, bitkinlik ve düşük cinsel dürtü) ve osteoporoza karşı korunmaya yardımcı olurlar.
    Östrojen benzeri maddeler bakımından zengin olan bitkiler şunlardır:

    Tohumlar: Hemen hemen tümü, özellikle de keten tohumu, balkabağı tohumu, susam tohumu, ayçiçeği tohumu ve filizlenmiş tohumlar (Örn:Mercimek, soya fasulyesi).

    Sert kabuklu yemişler: Badem, fındık, yerfıstığı, ceviz ve bunların yağı.

    Rafine edilmemiş tahıllar: Hemen hemen tümü, özellikle de mısır, kara buğday, darı, yulaf, arpa, çavdar, buğday.

    Taze Meyveler: Elma, muz, kivi.
    Kurutulmuş meyveler: Özellikle hepsi kalsiyumdan zengin olan
    hurma, incir, erik, üzüm.

    Sebzeler: Koyu yeşil yapraklı sebzeler (Örn: Brokoli, Ispanak), kereviz, rezene. Baklagiller: Özellikle soya fasulyesi ve soya ürünleri, mercimek.

    Pişirmelik Otlar: Özellikle sarımsak, zencefil maydanoz, biberiye, adaçayı, ısırgan otu.
    Bal: Özellikle yaban çiçeklerinden yapılmış bal; ayrıca arı.poleni ve arı sütü takviyesi.


    _Soya ve turpgiller zengin isoflavonoid kaynaklandır. Bunlar, bakteri fermantasyonuyla bağırsaklarda hormon benzeri maddelere dönüşen ve sonra emilerek dolaşıma giren zayıf bitkisel östrojenlerdir.
    Sonuç olarak, Japonlarda bu bitkisel östrojenerin kan düzeyleri batı toplumlardakinden 110 kat daha yüksektir. Bu genetik bir etki değildir; zira Japonlar batıya taşınıp, tipik bir batı diyetini takip ettiklerinde, kan hormon düzeyleri ve koroner kalp hastalığı ve kanser gibi hastalıkların riski hızla yerel nüfusun ki ile benzer hale gelmektedir.
    _Bir protein olan seks hormonuna bağlanan globülin (SHGB) yapımını tetikleyecek kadar insan östrojenlerine benzemektedir.

    _SHGB, diyetsel östrojenleri temizler ve onları tüm vücut içinde, atardamarlar ve kemikleriniz de dahil olmak üzere ihtiyaç duyuldukları yerlere taşır.
    _Bitkisel hormonlar menopoz semptomlarının azaltılmasına büyük ölçüde yardımcı olurlar. Öyle ki, Japon kadınları "sıcak basması" anlamına gelen eşdeğer bir kelime veya deyime sahip değildirler.

    _Bitkisel östrojenler, atardamarlar üzerinde doğal östrojen etkisini de taklit eder. Bu da neden Japonların dünyada en düşük koroner kalp hastalığı oranlarından birine sahip olduklarını açıklamaya yardımcı olabilir.
    Bitkisel hormonlar aynı zamanda osteoporoza karşı da koruma sağlar.

    _Bitkisel hormonların yanı sıra vitaminler ve potasyum bikarbonat gibi mineralleri içeren meyve ve sebzelerin tüketiminin artması osteoporoz riskini azaltmaktadır. _ Günde en az beş porsiyon meyve, sebze veya salata (patates sayılmaz) yemeyi hedefleyiniz.
    _Kahvaltıda taze sıkılmış portakal suyu
    _Sabah - öğle arasında muz
    _Öğle yemeğinde büyük salata ve bir ell!l.a
    _Akşam yemeğinde iki porsiyon sebze (Om.: Ispanak, havuç)
    _Tatlı olarak taze meyve

    ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ

    _Belirli bazı esansiyel yağ asitleri bakımından zengin bir diyetin bağırsak.lardan kalsiyum emilimini uyardığı, idrarda kalsiyum kaybını azalttığı ve kemikte kalsiyum birikimi artışını tetiklediği düşünülmektedir.
    _Esansiyel yağ asitleri tüketiminizi artırmanız, kalsiyum emiliminizi desteklemenin yanısıra, osteoporoza karşı korunmanıza da yardımcı olacaktır.
    _Esansiyel yağ asitleri vücutta büyük miktarlarda yapılamadıkları için besinlerle alınmalıdır.

    Başlıca iki esansiyel yağ asidi vardır:
    _Linoleik Asit: (Bir omega-6 çoklu doymamış yağ asidi).
    _Linolenik Asit: (Bir omega-3 çoklu doymamış yağ asidi).
    _Vücudunuza girdikleri anda, bu iki esansiyel yağ asidi; hücre zarları, sinir kılıfları, seks hormonları için yapı taşları olarak işlev görürler.
    _Genel sağlık için düşük yağ diyetlerini izlemenin bir sonucu olarak, esansiyel yağ asitleri eksikliği sık rastlanan bir durumdur.
    _Her on kişiden en azsekizinin esansiyel yağ asitleri eksikliği olduğu düşünülmektedir. _ Eğer günde 30 g eşdeğeri kuruyemiş veya tohum yemiyorsanız, diyetinizin esansiyel yağ asitleri bakımından fakir olması muhtemeldir.
    Esansiyel yağ asitlerini kullanım biçiminizi, eksikliğe katkıda bulunabilecek çeşitli diyet ve yaşam tarzı faktörleri de engelleyebilmektedir; bunlar:

    _Çok fazla doymuş (hayvansal) yağ tüketimi
    _Çok fazla trans-yağ asidi (Örn: Bazı margarinlerde bulunur) tüketimi
    _Çok fazla şeker tüketimi
    _Çok fazla alkol tüketimi
    _Vitamin ve mineral eksikliği, özellikle vitamin B6, çinko ve magnezyum
    _Çok sıkı diyet yapma
    _Sigara tüketimi
    _Hava kirliliği
    _Aşırı stres
    _Eğerr diyetiniz esansiyel yağ asitlerinden yoksun ise, metabolizmanız mevcut olan sonraki en iyi yağ asitleriyle (Örn: Doymuş yağ asitlerinden türetilen) idare edebilir, ancak bu ideal değildir.
    _Vücudunuzdaki her hücre, hücre zan olarak bilinen bir yağ kılıfıyla çevrelenmiştir. _ Eğer diyetiniz esansiyel yağ asitleri bakımından zenginse, hücre zarlannız (kemik hücrelerindekiler dahil) bunlann daha yüksek bir oranını içerir ve esnek, sağlıklı ve genç kalır.
    _Eğer diyetiniz esansiyel yağ asitleri bakımından fakirse, hücre zarlannız diğer yağ tiplerinden daha fazla içerir. Bunlar da hücre zarlannı daha sertleştirir; kurumaya, kaşıntıya ve vaktinden erken yaşlanmaya daha yatkın kılar.

    Esansiyel yağ asitleri aynı zamanda seks hormonlan için yapı taşlan olarak işlev
    gördüğünden, bunlann yokluğu hormon ve prostaglandin dengesizliğine yol açar. Bu dengesizlikler enflamatuar hastalıklar (Örn: Akne, astım, sedef, romatoid artrit), kan pıhtılan, siklik meme ağnsı, düzensiz adet, menopoz belirtileri, kuru kaşıntılı deri ve osteoporoz gelişme riskini artırabilir.

    _Esansiyel yağ asitleri eksikliği aynca D vitamininin fonksiyonunu da etkiler.
    Dolayısıyla bağırsaklardan daha az kalsiyum emilir ve kemiklerinizde daha az bırikir. _ Kemik sağlığınız için en yararlı esansiyel yağ asitleri, gammalinoleik asit (GLA-çuha çiçeği ve hodan yağlannda bulunur) ve eikosapentaenoik asittir (EPA-yağlı balıklarda bulunur). .
    Esansiyel yağ asidi alımınıZ! artırmak için, aşağıdakilerden daha fazla yemeye çalışın: _ Kuruyemiş ve Tohumlar: Bunlan tahıl gevreği, yoğurt, tatlılar ve salatalann üzerine serpmeye çalışın.

    _Yeşil sebzeler: Özellikle de koyu yeşil yapraklı sebzeler.
    _Soya fasulyesi ve keten tohumuyla zenginleştirilmiş ekmek.
    _ Yağlı balıklar: Uskumru, ringa, somon, alabalık, sardalye ve hamsi gibi... Haftada en az 300 g yemeyi hedefleyin.
    _ Ayçiçeği ve zeytin yağlan: Pişirme de ve salata sosu olarak.
    _Yalnız linoleik asit: Ayçiçeği tohumu, badem, mısır, susam tohumu ve sızma zeytin yağında bulunur.
    _Bir esansiyel yağ asidi takviyesi aldığınızda, kısa sürede daha kalınlaşan, güçlenen ve yanlmaya daha az yatkın olan tırnaklannızda yararlı bir etki fark edeceksiniz. Bu, kemikırinizin de daha güçlendiğinin iyi bir belirtisidir.
    _E vitamini esansiyel yağ asitlerinin etkisini artırır. Zira onun vücutta korunmasına yardımcı olur.
    _Esansiyel yağ asitlerinin metabolizması sırasında bazı vitamin ve minerailere de gereksinim duyulur. Bu vitamin ve mineraller şunlardır:
    _C vitamini
    _B6 vitamini
    _B3 vitamini (niasin)
    _Çinko
    _Magnezyum

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?