Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Ağaçlarında Genetiği değiştiriliyor

Ağaçlarında Genetiği değiştiriliyor
  1. Patates, domates, buğday ve mısır gibi genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinin ardından, ağaçların geneteği de değiştiriliyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık’ın “Genetiği Değiştirilmiş Ağaçlar; Avantajları, Dezavantajları” başlıklı araştırmasına göre, doğal ormanların yanında yetiştirilen genetiği değiştirilmiş ağaçlar hızla yayılarak doğal ormanları tehdit ediyor, toprağı verimsizleştiriyor, ilaca dayanıklı süper böcekler yaratıyor, kelebek ve arıları yok ediyor.

    1987’de başlandı

    Araştırmaya göre, ağaçların genleriyle oynanma amaçları şunlar: “Herbisitlere ve zararlılara karşı dirençlerini artırmak, yetişme ortamı olumsuzluklarını tolere etmek, büyüme hızlarını artırmak, odun yapısını değiştirmek, lignin üretimini azaltmak, verimliliklerini düzene sokmak, iklim değişikliğine neden olan sera gazlarını daha fazla depolayabilmek.”

    Genetiği değiştirilmiş ilk ağaç 1987 yılında üretilmesine karşın, bu tür ağaçların alan denemelerinde özellikle 1990’lı yılların ikinci yarısında artış görüldü.

    Amaç

    Ağaçlara, yabancı ot ilaçlarına dayanıklılık ve zararlılara karşı dirençlerini artırmak amacıyla toprak bakterilerinin geni aktarılıyor.

    Öne sürülen amaç; ağaçların tedbire gerek kalmaksızın zararlılardan korunması ve daha az kimyasal madde ile daha sağlıklı ve daha az masrafla büyüyebilmeleri. Bunun yanında, dünyanın daha fazla ihtiyacı olan ağaç türlerinin daha hızlı yetişmesi ve gelişmesi, üzerinde ağaç yetişmeyen çorak ve kıraç alanların orman haline getirilebilmesi de yararları arasında sayılıyor. Ormanların bu şekilde yaygınlaştırılması yoluyla iklim değişikliğine neden olan karbon dioksitin ortamdan uzaklaştırılacağı, topraktaki toksik maddelerin de bu ağaçlar sayesinde doğal yolla temizlenebileceği ileri sürülüyor.

    Zararları daha çok

    Atalık’ın araştırması ise genetiği değiştirilmiş ağaçların tehlikeleri ile ilgili çarpıcı veriler içeriyor.

    Buna göre; genetiği değiştirilmiş ağaçlar, ağaç yetişmesi kısıtlı olan alanlar üzerinde değil çoğunlukla doğal, yani genetiği değiştirilmemiş ormanlar içinde ya da yakınında yetiştiriliyor.

    Tıpkı genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinde olduğu gibi, bu ağaçlardan polenleri yoluyla meydana gelebilecek “gen kaçışı” sonucu dünya üzerindeki tüm ormanların genetik yapıları çok hızlı değişecek. Değişen ormanları eski hallerine geri döndürmek ise mümkün olamayacak.

    Hızla yayılıyorlar

    Hindistan’da yapılan bir çalışmada, genetiği değiştirilmiş çamların polenleri en son ağacın 600 km daha ilerisinde bulundu. Genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinde bu mesafe en fazla 200 metre olmuştu.

    Bu durumda Yunanistan ya da Bulgaristan’da genetiği değiştirilmiş ağaçlardan oluşabilecek bir orman, Sakarya iline kadar olan tüm orman ve ağaç plantasyonlarımızı tehdit altında bırakabilecek. Bu ağaçlar kısır olarak üretilseler de gen kaçışını önleyebilmek yüzde 100 garantili olmayacak. Bu kez de yaprakları olmayan, çıplak odundan oluşmuş ormanlar türeyebilecek.

    Almanya’da gerçekleştirilen alan denemelerinde kimi kısırlaştırılmış ağaçların ancak üçüncü yıllarında çiçeklendikleri görülmüş.

    Doğal yaşama büyük tehdit

    Ağaçların genleriyle oynayarak onların hızlı büyümesi ve gelişmesi, topraktaki suyun ve besin maddelerinin de hızla tüketilmesine, toprakların verimsizleşmesine, toprak kalitesinin bozulmasına yol açabiliyor.

    Bu sorun özellikle genetiği değiştirilmiş ağaçların yetiştirilmesine dair şartların daha elverişli olmasından dolayı güney yarı küreyi daha çok tehdit ediyor.

    Toprak verimliliğini arttırmak için gübreleme yapmak gerekecek. Bu olumsuzluklar doğal ormanların bozulma hızını da artıracak. Yine genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinde olduğu gibi bir toprak bakterisinden ağaçlara aktarılan gen, zehir salgılamak yoluyla zararlıların bu ağaçlara zarar vermelerini önleyecek. Ancak bu alanlardan çekilecek olan zararlılar diğer doğal ormanlara daha yoğun zarar vermeye başlayacaklar. Salgılanan bu zehir polenlerin taşınmasında önemli rol oynayan kelebekler, arılar gibi yararlı böcekler de yok olacak.

    Süper böcekler

    Zararlıların genetiği değiştirilmiş ağaçların salgıladığı toksinlere zaman içinde bağışıklık kazanmaları da mümkün.

    Özellikle bu bağışıklığı kazanmış haşerelerin birbirleriyle çiftleşmeleri sonucu süper böcekler dünyaya gelebilme riski bulunuyor. Bu durumda eskisinden çok daha fazla ve kuvvetli kimyasallar kullanılmak zorunda kalınacak ve böylece daha çok çevre kirliliği yaratılacak.

    Amerikan Tarım Bakanlığı (USDA) açıklamalarına göre, genetiği değiştirilmiş tarım ürünleri yetiştirilen alanlarda başlangıçta daha az kullanılmakla birlikte zamanla daha çok kimyasal kullanıldığı tespit edildi.

    Ayrıca, toprak bakterisinin içindeyken aktif olmayan olan ancak ağacın bünyesine aktarıldığında aktif hale geçerek salgıladığı zehirli proteinle böceklere zarar veren bu ağaçlar, toprağa karışan kısımları ile de kendisini parçalamak isteyen mikroorganizmalara zarar vermek suretiyle toprakta mikroorganizma dengesini bozacaklar, toprak verimliliği üzerine bu yolla da olumsuz etkide bulunacaklardır.

    Genetiği Değiştirilmiş Organizma Nedir?

    Doğal yolla gerçekleşmeyen, ancak genetik mühendisliği vasıtasıyla bir organizmaya farklı bir organizmanın geninin aktarılmasıyla elde edilen yeni organizmaya genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) denir.

    Bu aktarma işlemini gerçekleştiren teknoloji de genel olarak, Modern biyoteknoloji, Gen teknolojisi, Rekombinant DNA teknolojisi, Genetik mühendisliği olarak adlandırılır.

    Çin’de yayılma önlenemedi

    Ahmet Atalık’a göre, “genetiği değiştirilmiş ağaçları” ticari kullanıma açan ilk ülke olan Çin. Bir milyonun üzerinde, haşerelere dayanıklı genetiği değiştirilmiş kavak ağacı plantasyonları Güney Çin’de bulunuyor.

    Çin’in Beijing kentinde bulunan Orman Akademisi’nde görev yapan Prof. Huoran Wang, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (UN FAO) sunduğu Çin’deki genetiği değiştirilmiş ağaçlar konulu raporunda “Kavak ağaçları Kuzey Çin’de öylesine geniş bir alanda dikildi ki polenlerinin ve tohumlarının yayılmasını önlemek mümkün olamadı” açıklamalarında bulundu.

    Ayrıca Çin’de genetiği değiştirilmiş ağaçların alanını kimsenin tam olarak bilmediğini de rapor etti.
    Kaynak:Ziraat Odası

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?