Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

Bebeklerde Katı Gıdaya Geçiş

Bebeklerde Katı Gıdaya Geçiş
  1. Doktorumuz tarafından katı gıdaya geçerken uygun zamanlamanın yapılması ve sürecin nasıl gelişmesi gerektiğine ilişkin okumamız üzere verilen bir bilgi notundan tüm bebeklere uygulanabilecek olanları seçerek hazırladeığım bir notu sizlerle paylaşmak istedim. Umarım faydanalabilirsiniz.
    Hepinize, doğmuş ve doğacak tüm bebeklerinize sevgiler.

    Bebeğinizi 4 aya kadar anne sütü ile besleyeniz. Özellikle ilk bebeğini büyüten anneler evde aile büyüklerinin de telkinleri ile bebeklerine katı gıdaları bir an önce başlama eğilimindedirler. Oysa yaşamın ilk 4-6 ayında bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlamak için anne sütü/mama ile beslenme yeterli bir beslenme şeklidir.

    Araştırmalar bu dönemdeki bir bebeğin gelişimsel olarak (dlin karşılaştığı herhangi bir yabancı maddeyi itmesi, sindirim sisitemi enzimlerinin pek çok gıdayı hazmedecek derecede gelişmemiş olması) katı gıdaları almaya hazır olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca katı gıdaları almaya hazır olmayan bebek erken beslenince bunları reddedebileceğinden anne de bebekle inatlaşmaya başlarsa bu bebeğin ilerideki yeme alışkanlarını olumsuz yönde etkileyebilir.

    Bebeğin katı gıdaları almak için hazır olduğunu gösteren ip uçları nelerdir?

    - Bebek başını dik tutmakta zorlanmamalıdır. Başını dik tutana kadar bebeğe süzgeçten geçirilmiş gıdalar bile verilmemelidir. Daha katı gıdalar ise ancak bebek 7 aylık olup kendi kendine rahatlıkla oturduktan sonra verilmelidir.

    - Dille itme refleksinin kaybolması beklenmelidir. Bu bebeklerde yabancı cisimlerin ciğerlerine kaçmasına engel olan, doğuştan sahip olunan bir reflekstir. Genellikle katı gıdalar denenirken 10-15 gün içinde bebek bu refleksi terketmekte ve kaşığı daha rahatlıkla almaktadır.

    - Bebek kendine verilen gıdalar dışındaki gıdalara ilgi göstermeye başlayabilir. Çatal-kaşığı kendiliğinden eline alabilir, başkalarının yediklerine doğru elini uzatmaya başlayabilir.

    - Dilini öne arkaya hareket ettirebildiği gibi yukarı aşağıda hareket ettirebilmelidir. Bu yetisinin olup olmadığı gözlem yaparak anlaşılabilir.

    Katı gıdalara başlanan ilk bir kaç ay bebek aynı zamanda anne sütü veya mama da alıyorsa tükettiği gıda miktarının önemi yoktur. Katı gıda bu dönemde anne sütü yerine değil onu tamamlayıcı olarak verilir. Önemli olan bebeğin değişik bir yeme biçimini, değişik tad ve dokuları denemesini ve yemek yemenin sosyal yönünün gelişmesidir. Yoksa yaşamını sadece yeni başlanan gıdalarla sağlaması beklenmemelidir.

    Katı gıdalara nasıl ve ne zaman başlanmalı?

    - Zamanlama: Bebeğini emziren anneler katı gıdaları, günün sütlerinin en az olduğu zamanında yani öğleden sonra veya akşam üstü denemelidirler. Bu bebeğin en uyanık ve huzurlu olduğu zamana denk düşmelidir.

    - Bazı bebekler yeni ve alışılmadık bir gıdaya açken tepki verebilirler. Bu nedenle böyle tepki gösteren bebeklere önce anne sütü veya mama ile açlığını yatıştırdıktan sonra katı gıdaları deneyiniz.

    - Bebeği beslemek için kendinize bol vakit ayırın. Bebeğin yemek yemesi vakit alan bir iştir. Beş dakikada bitmesini beklemeyin. Süre nedeni ile gerginlik yaşarsanız bebek bunu algılar, başarı şansınız azalır, yemek zamanı bir işkence halini alır.

    - Beslenme kucakta olmamalıdır. Bebeği beslemeye başlamadan birkaç gün önce bir "anne kucağı"nda veya sağlam bir mama iskemlesinde oturtmaya alıştırın. En iyisi başını dik tutmayan bebeklere katı gıdalara başlamayı ertelemektir.

    - Bebeğin ilgisi kaybolduysa beslenmeye son verilmelidir. Bebek bunu başını çevirerek, huzursuzlanarak, ağızını açmayarak veya ağzındakini dışarı çıkararak ifade eder.

    Yemek hazırlarken dikkate alınması gereken hususlar:

    - Bebek yeni bir gıda ile tanışacaksa bunu içine başka birşey katmadan hazırlayın.

    - Şeker veya tuz katmayın.

    - Yemeği bakır kapta pişirmeyin. C vitamini kaybolur.

    - Domates gibi asitli gıdaları aliminyumda pişirmeyin. İçine aliminyum karışabilir. Sebzeleri pişirirken besin değerinin kaybolmaması için ışık, hava, ısı ve su ile en az temas edecek şekilde yani düdüklü tencerede buğulama usulü ve su ilavesi yapmadan pişirin.

    - Patatesi soymadan kaynatın, mikrodalgada pişirin ya da fırınlayın.

    - Rengini korusun diye asla soda katmayın. Yoksa vitamin ve minarellar azalır.

    - Taneli kuru sebzeleri (fasulye, bezelye) bir gece önceden ıslatıp kaynatmayın. Kaynama derecesine gelince iki dakika kaynatıp bir saat o sıcak suda bekletin. Sonra pişirirken kendi kaynadıkları suyu kullanın.

    Diğer noktalar:
    - Besinleri 4-6 ayda püre veya rende, 6-8 ayda ince, 8 aydan sonra daha kalın kıyarak veriniz (Vitamin içeriğinin korunması açısından cam rende kullanınız)

    - Yemesi için asla zorlamayın. Bırakın ne kadar yiyeceğine kendisi karar versin. Yediği miktar öğünden öğüne değişebilir. Önemli olan gelişimi ve kilo alımının normal olmasıdır.

    - Yiyeceklerin ılık olmasına dikkat ediniz.

    - Bir süre sonra çalışmaya başlayacaksanız evde olmayacağınız saatlerde ek gıdaya başlamayı seçiniz.

    - Yemek zamanları sizin ve bebeğiniz için eğlence zamanı olmalıdır. Onunla konuşun, şarkı söyleyin komiklikler yapın.

    - Yemek sırasında bebeğinizin ilgisi başka bir tarafa kayarsa bebek başını size döndürünceye kadar bekleyin. Dikkatini çekmek için onunla konuşun.

    - Çoğu bebek 6-9 aylarda fincanı veya bardağı eliyle tutmak ister. Bebek her beslenmede yeterli gıdayı aldıktan sonra bardakla egzersiz yapmasına izin verin.

    - Akciğerlerine aspire etme tehlikesi olan gıdalar şunlardır: fındık, fıstık gibi kuru yemişler, patlamış mısır, bölünmemiş üzüm, sosis, beyaz ekmek, ezilmemiş havuç.

    - Bebekler yeni gıdaların ilk verilişinde almak istemiyorsa çenesini kilitleyebilir. Bu durumda verilen gıdayı daha küçük parçalara ayırarak tekrar deneyin. Ancak bunu yemeğin sonuna doğru yaparsa doymuş demektir. Israr etmeyin.

    - Bebekler bazen hızlı veya çok yerse kusabilir veya çıkartabilir. Bebeğin üzerini temizledikten sonra hasta görünmüyor ve aç görünüyorsa biraz daha yedirmeyi deneyin.

    - Beslerken bebekler ağlar veya yüzünü sizden kaçırırsa siz de 10-15 saniye kadar başınızı çevirin, sonra tekrar deneyin.

    - Her yeni gıdaya tek olarak başlayın. Bebeği bu gıda ile 3-4 gün tek başına besleyin. Yeni gıdaya geçmeden önce allerjik reaksiyon olmadığından emin olunmalıdır. Kusma ishal, ciltte döküntü ve gaz olursa bu gıda bir kaç ay verilmemelidir.

    - Allerjik reaksiyon olduğunu düşündüğünüz bir durumla karşılaşırsanız bir hafta süre ile sorumlu olduğunu düşündüğünüz gıdayı vermeyin, daha sonra tekrar deneyin. Aynı reaksiyonla bir kaç kez karşılaşılması reaksiyonun allerjik olduğunu kuvvetle düşündürür.

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?