Afiyetle Logo

Yemek Tarifleri, Pratik ve Kolay Tarifler

MSG: Çin tuzu! ile zehirlenmeyin

MSG: Çin tuzu! ile zehirlenmeyin
  1. Hepimiz biliyoruz ki dilimizin üstünde dört farklı tadı algılayan bir mekanizma var bu da bize tatlı, tuzlu acı ve ekşiyi bildirir. Dilimin üstüne öyle bir madde alıyım ki bana farklı bir tat versin! Bir katkı maddesi olan mono sodyum glutamate (MSG)

    Lezzet artırıcı olarak da bilinen MSG, fazla miktarda tüketildiği takdirde sağlığı olumsuz etkiliyor. Uzmanlar MSG’li ürünlerin özellikle çocuklar tarafından sınırlı tüketilmesi gerektiğini söylüyorlar.

    MSG, tuz görünümünde bir tür katkı maddesi. Yiyeceklere katıldığında, o ürünün tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyor ve daha fazla yemeye sebep oluyor. Anlayacağınız yedikçe yiyesiniz gelen ürünlere katılıyor. Bu maddeyi bulanlar Çinliler

    Yapılan araştırmalarda, sağlıklı denekler, MSG’nin yoğun tüketilmesinden sonra, MSG içermeyen diğer gıdalardan tat alınamadığını söylemişler. Birçok Dr. ve Gıda mühendisi ve Diyetisyenler MSG’nin birçok hastalığa davetiye çıkardığını ve insan sağlığını tehdit eden kanserojenik bir lezzet verici olduğunu da ifade ediyorlar.

    “Etikette; MSG, E621, glutamat, mono sodyum glutamat, glutamic asit, glutamin terimlerinin olduğu ürünler fazla miktarda tüketildiğinde kısaca (MSG) ‘Çin Restoranı Sendromu’ denilen bir hastalığa sebep oluyor ve kendisini; baş ağrısı, bulantı, hafıza kaybıyla gösteren semptomlara (belirtilere) yol açıyor. Gönüllü hastalar besin alımından 15-20 dakika sonra belirtilerin başladığını ve 2 saat kadar da devam ettiğini belitmişler. Sonuçta MSG içeren gıdaların tercih edilmemesi veya çok az tüketilmesi gerektiğini söylemişler.

    Hangi hastalıklara sebep oluyor derseniz; bu madde Nörotoksin. Yani Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı yapıyor ve buna bağlı olarak, ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON (Beynin belirli bölümlerinde hasar, zihinsel ve duygusal sorun) hastalıkları, SARA (Epilepsi), Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı), Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite, büyüme hormonu baskılanması.
    Pankreas hasarı, insülin de artış, ve buna bağlı diyabet, böbrek ve karaciğerde de ciddi hasarlar.

    Dünya Sağlık Örgütü, Gıda ve Tarım Örgütü (WHO) tarafından yapılan araştırmalarda. Günlük MSG tüketimi Amerika ve Çin’de 2 gr iken ülkemizde 0,1 grammış. Fakat WHO’nun açıklamasında şu da var: “Ancak iştah açıcı özelliğinden dolayı aşırı yeme ve kilo alımına neden olduğu için özellikle çocuklar MSG’li ürünleri çok az miktarda tüketmeli.” Çin’de yaşları 40-59 arasında değişen 752 sağlıklı birey üzerinde yapılan bir araştırmada MSG alımı ile vücut kitle indeksinin (BMI) arttığı yani kilo alımına sebep olduğu tespit edildi. Şimdi anlıyor musunuz bizim çocuklarımız neden kilolu?

    Peki MSG’nin en çok kullanıldığı ürünler neler:

    Cipsler, hamburger, hazır pizza, hazır köfte harçları, et suyu tabletleri, hazır çorbalar, dondurmalar, renkli yoğurtlar, sucuk, salam, sosis, ve benzeri bir çok üründe var. Şimdi diyeceksiniz ki, madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşmedi mi? Küresel ticaret devlerinde asla insaf, merhamet gibi duygular olmaz. Onların amacı ancak, çok kar etmek ve çok daha büyümektir.

    Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulurlar. Televizyon, radyo, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınırlar adeta. Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannettiğimiz bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

    Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg. patatesi 1 TL’ye alabilirsiniz. Oysaki 50 gram Cips 1 liradır. Yani 1 kg. Cipsi, 20 TL’den tükettiğimizin farkında bile değiliz. Olumsuz etkileri de çabası. Ya bu mamulleri üretenler! Acaba kendi ürettiklerini yerler mi? Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır.
    Gelelim genel sağlık boyutuna; Son 20 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkûm edilen çocuklarımız, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri. Sizlerin de aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler tabi ki. Bu da bana göre madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli, alkol içeren bağımlılık yapan meşrubatlardan, (aklıma gelmişken, bir bardak Cola’da 32 küp şeker var) sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi, konuşuldu. Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı? Bu sorunun cevabı, çocuklarınızın ve sizin tüketim miktarınızdır. Şimdiki eğitim sistemimiz maalesef, endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından dolayı, yeni nesiller tehlikenin farkında değiller! Ne olur onları uyaralım bizlerde adam gibi yiyecekler yiyelim. Sadece hatırlatmak isterim

    ‘Bulgur içerisine radyasyon sızıntısının giremediği bir bakliyattır. Yani radyasyondan etkilenmeyen bir gıdamızdır. Saygılarımla.

    (Kaynaklar: Branen et al. , 2001. Food Additives, 2nd Edition, CRC Press; Walker and Lupien, 2000. The Safety Evaluation of Monosodium Glutamate. J. Nutr. 130: 1049–1052. Prescott and Young, 2002. Does information aboutMSG (monosodium glutamate) content influence consumer ratings of soups with and without added MSG? Appetite , 39, 25-33. James, 2003. The Respiratory Tract and Food Hypersensitivity, Blackwell Publishing, NY. Macfarlane, 2002. Integrating the consumer interest in food safety: the role of science and other factors. Food Policy 27, 65–80. Walker, 1999. The Significance of Excursions above the ADI, Case Study: Monosodium Glutamate. Regulatory Toxicology and Pharmacology 30, 119–121)

    Esat Çoğal

Beslenme ve Yaşam Haberleri

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nehşehir simidi geçmişten günümüze değişmeyen lezzet

Nevşehir simidi, Kapadokya’nın taş fırın kültüründen doğmuş yerel bir lezzettir. Anadolu’da simit geleneği çok eskiye dayansa da her şehrin simidi farklıdır. Nevşehir simidi de bölgenin coğrafyası ve

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köfte ile Türk ızgara köfte farkı nedir?

Alman ızgara köftesi (özellikle Frikadelle tarzı) Türk köftesinden biraz farklıdır. Daha sade baharatlı, daha sulu ve hafif ekmekli olur. İşte püf noktaları: Et Seçimi Çok Önemli Alman köftesind

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika’da En Çok Tercih Edilen Marketler U.S.

Amerika Birleşik Devletleri’nde market alışverişi, eyalete ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterse de bazı büyük zincirler ülke genelinde en çok tercih edilenler arasında yer alır. Fiyat, ürün çeşit

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da Türklerin Özellikle Tercih Ettiği Türk Marketleri

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Bu büyük topluluk, günlük alışveriş alışkanlıklarında hem Alman zincir marketlerini hem de Türk marketlerini tercih etmektedir.

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Ramazan Bingöl’den Yeni Lezzet Hamlesi dikkatleri çekti

Türkiye’nin tanınmış restoran markalarından birinin kurucusu olan Ramazan Bingöl, gastronomi alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Geleneksel Türk mutfağını modern sunumla birleştiren kon

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma ile hiç bilinmeyenler şaşıracaksınız

Hurma Ramazan’ın sembolü gibi görülse de aslında çok daha derin bir geçmişe ve besin değerine sahip. İşte hurma hakkında çoğu kişinin bilmediği gerçekler: 1. Şeker Var Ama Lif de Çok Yüksek Hurm

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Oruçluyken Ağız Kokusunu Azaltmanın Yolları

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle ağız kokusu birçok kişinin yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu durum çoğu zaman hijyen eksikliğinden değil, fizyolojik süreçlerden kaynaklanır. Oruç

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanyada en çok tercih edilen Kefir markaları

Almanya’da marketlerde ve süpermarket raflarında kefir tüketimi arttıkça bazı yerel ve yaygın markalar ön plana çıkıyor. Özellikle sade kefir ve yüksek proteinli ürünler bulmak mümkün: Almanya’da

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Almanya da hangi Kefir tüketiliyor?

Marketlerde kolayca bulunur Müller ve Milram gibi büyük süt markaları düzenli olarak kefir üretir. Ayrıca Rewe ve Edeka gibi zincir marketlerde her zaman bulunur. Özellikle kimler tüketiyor?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki Nedir?

Tteokbokki (떡볶이), Kore mutfağına ait çok popüler bir sokak yemeğidir. Ana malzemesi pirinç keki (tteok) olan bu yemek, genellikle acı kırmızı biber sosu (gochujang) ile pişirilir. İçinde Neler Var?